(3402 S. K. m. 13/B-c)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında; 607 parsel sayılı, 54.760 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydı ile irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı Mehmet ve davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Hazinenin tapu miktar fazlasına, M. M.nin pay yaptığı, itiraz üzerine tutanak kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davacı M. M. ve bir kısım davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı M. M. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parsele revizyon gören Temmuz 1327 tarih, 23 nolu tapu kaydında yazılı 1/4 payın Hacı Ömeroğulları Hasan, Mustafa ve Mehmet adlarına kayıtlı olduğu, bunlar arasında yapılan paylaşımda 1/4 payının tamamının kayıt sahibi Hacı Ömeroğlu Hasana bırakıldığı, Hasanın da 1930 yılında ölümü ile mirasçıları arasında yapılan paylaşımda söz konusu payın davalı Hasan oğlu Bekire bırakıldığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Esasen bu olgular taraflar arasında tartışma konusu değildir. Çekişmeli parsele revizyon gören tapu kaydının 607 nolu parsele ait olduğu konusu tartışmasız olduğu gibi mahkemece yapılan keşifle de uygunluğu belirlenmiştir. Taraflar arasındaki çekişme Temmuz 1327 tarih, 23 numaralı tapu kaydının yasal değerini koruyup korumadığı noktasında toplanmaktadır. Dava dosyasında bulunan nüfus kayıtlarına göre Hacı Ömeroğlu Hasanın 1930, Mustafanın 1340, Mehmetin de 1955 yılında öldükleri anlaşılmaktadır. Kadastro tesbiti 1962 yılında yapılmıştır. Toplanan delillere göre davalı Bekirin Hasanın öldüğü 1930 yılından beri çekişmeli parsele hiç zilyet olmadığı zilyetliğin davacı M. M. de olduğu anlaşılmaktadır. Gerek kadastro tesbitinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5602 sayılı Yasa ve gerekse hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı Yasanın 13/B-c maddesi gereğince kayıt sahibi 20 yıl önce ölmüş ise çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse yönünden tapu kaydı yasal değerini yitirir. Paylaşım, tapulu taşınmazı tapusuz hale getirmez. Somut olayda kayıt sahipleri Ömeroğlu Hasan ve Mustafanın ölüm tarihlerine göre tapu kaydı yasal değerini yitirmiş Ömeroğlu Mehmetin payı yönünden ise değerini korumaktadır.
Hal böyle olunca, davalı Bekir adına tesbit edilen 24/96 payından 16/96 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı M. M.nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 23.12.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy