(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; Kadastro sırasında 62 ada 123 parsel sayılı 1071 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan bahisle Hazine adına tesbit edildiği, itirazı komisyonca reddedilen Cemal Z...'ın satış ve zilyetliğe dayanarak dava açtığı yapılan araştırmanın yetersiz olduğu taşınmazın Belediye imar planı kapsamında kalıp kalmadığı ve davacıya satış yapan önceki zilyet yönünden belgesizden taşınmaz tescili yapılıp yapılmadığının araştırılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan araştırma sonunda davanın kabulüne, taşınmazın davacı Cemal Z... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra Yatağan Belediye Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen 16.12.1992 gün ve 235 sayılı cevabı müzekkerede, çekişmeli parselin 1949 yılında yapılan imar planı kapsamı dışında ancak 1963 ve 1965 yıllarına ait imar planı kapsamında kaldığı bildirilmiştir. Öncelikle 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesinin son fıkrasında il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallar imar ihya yolu ile kazanılamayacağı hükme bağlanmıştır. Yapılan keşifte bilgilerine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 1950 yılında davacının bayii Mehmet Bozyel tarafından imar ihya edilerek 1980 yılında da davacıya satıldığını beyan etmişlerdir. Taşınmazın, imar ihya ile kazanılmasına olanak sağlayan 3402 sayılı Kadastro Yasasının yürürlük tarihi olan 10.10.1987 tarihinde Belediye imar planı içinde ve konut alanında kaldığı saptandığı gibi imar planı kapsamına alındığı 1963 yılına kadar 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşulları da gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken değişik nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 21.12.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy