(3402 S. K. m. 15/2) (743 S. K. m. 631, 639)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında; 141 ada, 29 parsel sayılı, 3366,95 m2. yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı taşınmazda annesi Kezibandan gelen payı olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalı tarafından tutunduğu Temmuz 1986 tarih, 22 nolu tescil yoluyla alınan tapu kaydı kapsamında kaldığından sözedilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı Ümmühan, taşınmazın bir bölümünün annesi Kezibana ait olduğunu ve davalıya satılmadığını, kendilerinin bulunmadığı bir sırada davacı Ferhatın başkalarından satın aldığı yer ile annesi Kezibanın yeri ile birlikte tapuya tescil ettirdiğini ileri sürerek dava açmıştır. Dinlenen tanıklar da taşınmazın bir bölümünün Kezibana ait olduğunu söylemişlerdir. Şu hale göre, Kezibana ait veraset ilamı davacıdan istenmeli, taraflardan taşınmazın öncesini bilen tanıkların isimleri istenmeli, bundan sonra daha önce dinlenen kişiler ile birlikte yeniden keşif yapılarak taşınmazın öncesinin kim yada kimlere ait olduğu yöntemine uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı, davalıya kimler tarafından hangi tarihte satıldığı ayrıntılarıyla ve maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, taşınmazın Kezibandan kalan ve dava edilen bölümü uzman bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide gösterilmeli, Kezibanın ölüm tarihine göre terekesi iştirak halinde olarak mirasçılarına intikal ettiğinden mirasın paylaşılmaması halinde satış tarihi ile tespit tarihi arasında 20 yıl geçmemiş ise bir kısım mirasçıların üçüncü kişiye yaptığı satışın geçersiz olduğu dolayısiyla taraf bulunmadığı dava sonucu davalı tarafından tescil ilamına dayalı olarak alınan tapu kaydının davacıyı bağlamayacağı gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanacak delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı Ümmühanın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 9.6.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy