(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 143, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154 parsel sayılı taşınmazlar davacılar adına tesbit edilmiştir. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kamulaştırma ve mahkeme kararına dayanan itirazı tapulama komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Davacı Süleyman ... ve arkadaşları tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kesinleşen Karayolları kamulaştırma haritası uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu taşınmazların bir bölümünün tespit tarihinden önce 1985 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı ve işleminin kesinleştiği tartışmasızdır. Taraflar arasındaki çekişme taşınmazların hangi bölümünün kamulaştırıldığı noktasında toplanmaktadır. Kadastro komisyonu tarafından 143, 146, 147, 148, 149, 150 nolu parsellerin bir bölümü 151, 152, 153, 154 nolu parsellerinde tamamının kamulaştırma sınırı içinde kalması nedeniyle yol olarak paftasında gösterilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, tek bilirkişinin yaptığı uygulama sonunda komisyon incelemesi sırasında kamulaştırma haritasının yanlış uygulandığından söz edilerek yola terk edilen bölümlerin kısmen davacıların parsellerine ilavesine karar verilerek çelişki yaratılmıştır. Bilirkişi Mustafa ...'un 27.7.1993 günlü rapor ve eki krokisinde Karayolları kamulaştırma haritasının hangi poligon noktalarından faydalanılarak yerine uygulandığı ve komisyon kararı ile hangi nedenle çelişkiye düşüldüğü açıklanmamıştır. Ayrıca 148 nolu parselin D bölümü Durmuş ... adına tesbit edilmiş ve Kadastro komisyonu kararı ile yol olarak paftasında gösterildiği halde mahkemece komisyon kararı gibi işlem yapılmasına karar verileceği yerde tesbit gibi işlem yapılmasına denmek suretiyle, 149 nolu parsel hakkında tesbit maliki Ali ... tarafından komisyon kararı aleyhine dava açılmadığı halde dava ve istek dışına çıkılarak 149 nolu parselin (E) işaretli bölümünün Ali ... adına tesciline karar verilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Bundan başka kısa kararda 150 nolu parselin F işaretli bölümü hakkında hüküm kurulmamış gerekçeli kararda F işaretli bölümün Şadiye Özen ve paydaşları adına tesciline karar verilerek çelişki yaratılmıştır. 154 nolu parsel ile diğer parsellerin yola terk edilen bölümleri hakkında Hüseyin ... ve arkadaşlarının davası bulunduğu halde söz konusu parsellerle ilgili herhangi bir hüküm de kurulmamıştır.
Şu hale göre tutanakları önce düzenlenen daha sonra iptal edilen 151, 152, 153, 154 nolu parsellerin tutanakları getirtilmeli harita mühendisi ve tapu fen memuru niteliğindeki üç kişilik bilirkişi kurulu huzuru ile yeniden keşif yapılarak karayolları kamulaştırma haritası belli poligon noktalarından yararlanılarak yerine uygulanmak suretiyle çekişmeli parsellerin hangi bölümlerinin kamulaştırıldığı kesinlikle belirlenmeli, bilirkişi raporlarında hangi sabit poligon noktalarının ölçümde esas alındığı gösterilerek keşfi izleme olanağı sağlanmalı, komisyon kararına uyulmama nedenleri açıklanmalı, yukarıda değinilen konularda göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalı ... Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.06.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy