(3402 S. K. m. 16, 21) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1046 parsel sayılı 8300 m2. yüzölçümündeki taşınmaz 488, 489 sayılı parsellerin vergi kaydı miktar fazlası davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davalının vergi kaydı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı tapulama komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Davacı Hazine, vergi kaydının gayri sabit sınırlı olup miktar fazlasının kazanılamayacağını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, davalı yararına vergi kaydına ve zilyetliğe dayalı iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davalının dayandığı 1938 tarih, 26 tahrir nolu vergi kaydının dava konusu taşınmazla dava dışı 488, 489 ve 1047 parsellere aidiyeti keşif ve uygulamayla saptandığı gibi, bu yön mahkemenin de kabulündeki kaydın kuzey sınırı orman okumaktadır. Orman sınır değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardan olduğundan bu tür kayıtların kapsamları yüzölçümleriyle geçerlidir. Orman İdaresi'nden gelen yazıda taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdidi yapılmadığı bildirildiğine ve sınırda da eylemli durumda orman bulunduğuna göre kayıt miktar fazlası olan taşınmazın ormana elatmak suretiyle elde edildiğinin kabulü zorunludur. Orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından sürdürülen zilyetlik hukuki değer taşımaz. Vergi kaydı miktarı kadar yer, 488 ve 489 parseller altında davalı ve müştereği adlarına tespit edilmiş ve tespitleri itiraza uğramaksızın kesinleşmiştir. Resmi kayıt ve belgelerle eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi görüşüne ve tanık sözlerine değer verilemez. Hal böyle olunca mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Hazine'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA), 9.2.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy