(3402 S. K. m. 30/2)
Taraflar arasındaki tespit itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastroca dava konusu 399 sayılı parselin 3/8 payı Cemal, 3/8 payı İsmail, 2/8 payı da Teslime Altınbuğa adına, 400 sayılı parselin 3/8 payı Kadir, 3/8 payı Hacı Mehmet, 2/8 payı Hacer Altunbuğa adına tespit edilmiştir. Hazine ile davacı Gülüş'ün annesi Hüsne'nin itirazları üzerine komisyonca itirazların reddine, 399 sayılı parseldeki 2/8 Teslime'ye ait payın Cemal ve İsmail Altunbuğa 400 nolu parselde Hacer adına yazılı 2/8 payın tespit malikleri Kadir ve Hacı Mehmet Altunbuğa adına tespitine karar verilmiştir. Komisyon kararının tebliği üzerine muteriz Hüsne'nin ölümünden sonra mirasçılarından Gülüş Savran süresinde dava açmıştır. İtirazın reddine ilişkin komisyon kararı hazineye tebliğ edildiği halde dava açmadığı gibi davaya katılma isteğinde de bulunmamıştır. Bu durumda muteriz hazine yönünden tespit kesinleşmiştir. Gülüş Savran'ın açtığı davanın yargılaması sırasında davacının bir isteği bulunmadığı halde mahkemece resen hazine ve köy tüzel kişiliği davaya dahil edildikten sonra Gülüş'ün davasının reddine komisyon kararı sonucu oluşan tespiti değiştirilerek, vergi kaydı kapsamında kalan taşınmaz bölümü tespit malikleri adına tesciline, kayıt fazlası bulunan taşınmaz bölümünün de mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş hüküm komisyonca malik kılınan gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Komisyonca malik kılınan gerçek kişiler adına yapılan tespite karşı hazinenin açtığı bir dava olmadığı gibi usulüne uygun davaya katılma isteği de bulunmamaktadır. Uyuşmazlık gerçek kişiler arasında bulunduğuna göre gerçek kişilerin iddia ve savunmaları ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerekir. Somut olayda hazine ile köy tüzel kişiliğinin davaya dahil edilmesinde bir yasal zorunluluk bulunmadığı gibi dava arkadaşlığı da söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece gereği bulunmadığı halde resen hazinenin davaya dahil edilmiş olması, hazineye davada taraf olma sıfatını kazandırmaz. Davada taraf olmayan ve somut olayda 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesindeki koşullarda bulunmadığından gerçek ve tüzel kişiler lehine karar verilemeyeceği usul hükmü gereğidir. Yerel mahkeme kararı Gülüş Savran tarafından temyiz edilmediğine göre davanın reddi ile her iki parselin komisyon kararındaki paylara göre hükmü temyiz eden ve komisyon kararı ile malik kılınan kişiler adına tesciline karar verilmesi gerekirken davada taraf olmayan hazine lehine hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.5.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy