(743 S. K. m. 922, 933) (1086 S. K. m. 192)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan Murat tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı S, tapu kaydına dayanarak, genel kadastro sonucu davalılar M ve arkadaşları adlarına oluşan tapu kayıtlarının kısmen iptal ve tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, tarafların parselleri arasındaki su arkının davalılar parselinde kalmak üzere davanın kabulüne karar verilmiş. hüküm davalılardan M tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verlmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacıya ait 35 nolu parselin 16 nolu parselin ifrazı sonucu oluşturulduğu ve satışla davacıya geçtiği getirtilen kayıt ve tutanak örneklerinden anlaşılmaktadır. Davacı 35 nolu parselin yazılı miktarına ve çapına göre görüş satınalmıştır. Hal böyle olunca 16 nolu parselin tespitine esas alınan tapu kaydına dayanma olanağı yoktur. 16 nolu parsele revizyon gören tapu kayıt malikleri tarafından açılmış bir davanın varlığda iddia olunmamıştır. Davalılar M, A ve E'nin Usulün 92. maddesinde öngörülen biçimde bir kabulleri bulunmamaktadır. Kaldı ki koşula bağlı kabulün hukiken geçerliliğide yoktur. Açıklanan bu olgular karşısında davanın reddine karar vermek gerekirken aksi düşüncelerle kabulü yoluna gidulmuş olması doğru olmadığı gibi, kabule görede, dava konusu edilen taşınmazlardan ifraz edilen bölümlerin yüzölçümlerinin ve kim adına tesciline karar verildiğinin hüküm yerine gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılmış olmasıda doğru değildir.
Davalı Murat'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden geri verilmesine, 1.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy