(3402 S. K. m. 30/2)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davalı Hazine ile davacılardan Hasan, Ayhan ve Avni A. tarafından temyiz edilmiştir süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 945, 951, 953, 955, 956 ve 961 parsel sayılı 380, 852, 1114, 750, 308, 308 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 945 nolu parseli Döndü A. ve paydaşları, 951 nolu parsel Keziban A. ve paydaşları, 953 nolu parsel Avni A., 955 nolu parsel Hasan A., 956 nolu parsel Bedir Ş., 961 nolu parsel Atıfet Ş. ve paydaşları adına tespit edilmişlerdir.945, 956, 961 nolu parsellere yaptığı itiraz kadastro komisyonunda reddedilen Haydar A. ( Ş. ) tüm parseller için dava açmış, Hasan A. kendisi adına tespit edilen 955 nolu parselin yüzölçümünün eksik olduğunu bu nedenle tespit dışı bırakılan çeşme ve merdiven boşluğunun adına tescili isteğiyle ayrı ayrı açtıkları davalar birleştirilmiştir. Mahkemece dava konusu 953 nolu parselin bilirkişi krokisinde kırmızı ile taralı 500 m2 lik, 955 nolu parselin bilirkişi krokisinde kırmızı ile taralı 500 m2 lik kısmı ile 945 nolu parselin tamamının Süleyman A. mirasçıları Nuriye E. ve paydaşları adına tapuya tescillerine, 953 nolu parselin 614 m2 lik kısmı ile 955 nolu parselin 250 m2 lik kısmının yol niteliği ile sınırlandırılmasına, 956 ve 961 nolu parsellerin köy boşluğu olarak sınırlandırılmasına, 951 nolu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ile davacılardan Hasan, Ayhan ve Avni A. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davada 3402 sayılı kadastro yasasının 30/2 maddesindeki üç ayrık halden hiç birisinin mevcut olmamasına karşın 956 ve 961 nolu parsellerin köy boşluğu olarak sınırlandırılmalarına karar verilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatı ve tespit maliklerinin de temyiz yoluna başvurmaları karşısında bu yön bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosya içerine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak, kadastro davalarının tespit maliki yada komisyonca malik kılınan gerçek ve tüzel kişiler aleyhine açılacağı, ortada hazine adına yapılmış bir tespit bulunmadığı, husumet konusunun davanın görülebilmesi koşullarından olup resen nazara alınacağı gözetilerek Hazineye yönelik davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, davada 3402 sayılı kadastro yasasının 30/2 maddesinin uygulama yeri bulunmamasına karşın 953 nolu parselin bir bölümünün yol olarak sınırlandırılmasına, davacılardan Hasan A.'ın, 955 nolu parselin yüzölçümünün noksan olduğu, noksanlığın tespit dışı bırakılan ve hakkında tutanak düzenlenmeyen çeşme ve arsasında kaldığını ileri sürerek dava açtığı, hakkında tutanak düzenlenmeyen bir yerle ilgili davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı düşünülmeksizin yazılı olduğu üzere karar verilmesi, ayrıca davacıya verilen bir yerin elinden alınması sonucunu doğru biçimde taşınmazın bir bölümünün yol olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş bulunması da doğru değildir.
Sonuç: Davacı Hasan, Avni ve Ayhan A. ile davalı hazinenin temyiz itirazları bu yönden yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 11.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy