(3402 S. K. m. 4, 30) (766 S. K. m. 54)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davalılardan Havva K. ve bir kısım müşterekleri tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 166 parsel sayılı 20.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile irsen intikal, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Havva K. ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen davacı İbrahim A. ve arkadaşları tapu ve vergi kaydı ile kesin hüküm ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve tespitin iptali ile dava konusu parselin davada taraf olmayan Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalılardan Havva K. ve bir kısım müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tarafların dayandıkları tapu kaydının taşınmaza uymadığı ve iktisap sağlayıcı süreye ulaşan zilyetliklerinin de bulunmadığı gerekçesiyle taşınmazın gerçek hak sahibi Hazine adına tesçiline karar verilmiş se de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. 9.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Yasasının 4/1 maddesinde tapulama mahkemeleri ile kadastro mahkemesi sıfatı ile görev yapan Asliye Mahkemesinde halen görülmekte olan davalara bu kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Her ne kadar hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Yasasının 54. maddesine göre, yazılı gerekçelere nazaran taşınmazın gerçek hak sahibi Hazine adına tesçiline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoksa da 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2.maddesinde ancak üç ayrık halin mevcudiyeti halinde gerçek hak sahibi adına tescile karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda davada bu üç ayrık halden hiç birisi mevcut değildir. Hal böyle olunca davanın, tarafları, iddiaları ve gösterecekleri delillerle sınırlı olarak çözümlenmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın tarafı olmayan Hazine adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Havva K. ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 28.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy