(4342 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan Hazine tarafından- süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 511 parsel sayılı 10000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzi komisyonunca mer'a olarak kaydedilmesi nedeniyle mer'a niteliğiyle sınırlandırılmıştır. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen Ekrem Sürmeli vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Ekrem Sürmeli ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın mer'a olmadığı davacı yararına vergi kaydı ve zilyetliğe dayalı mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. Tespit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmazın mer'a olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. Bilindiği üzere bir yerin mer'a olarak kabulü için o yerle ilgili mer'a tahsis kararı yada kaydının bulunması, olmadığı takdirde başlangıcı bilinmeyen bir süreden beri ve de eylemli biçimde mer'a olarak kullanılması gerekir. Ayrıca mer'a ile ilgili davalarda dinlenecek bilirkişi ve tanıklarında davanın sonucunda yararı bulunmayan komşu köylerden seçilmesi zorunludur. Bu bakımdan taşınmazın bulunduğu köyden dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkla tespit bilirkişisinin sözlerinin hükme esas alınmış olması doğru değildir. Öte yandan gerekçeli kararda taşınmazın hangi vergi kaydı kapsamında kaldığı açıkça belirtilmemiş, davacıdan da sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez, O halde taraflardan komşu köylerden olmak üzere taşınmaz ve yöreyi iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, aynı yöntemle bilirkişi temini yoluna gidilmeli, davacıya 1937 tarih 323, 343 ve 341 tahrir nolu vergi kayıtlarının mevkiileri sınırları ve mükellefleri okunarak bunlardan hangisine dayandığı sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmeli, taşınmaz ve bulunduğu yöre ile ilgili mer'a tahsis kararı yada kaydı olup olmadığı mercilerinden sorularak varsa karar ve harita örnekleri getirtilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkla tüm tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak davacının bilindiği vergi kaydı gereği gibi yerine uygulanarak taşınmaza aidiyet ve kapsamı belirlenmeli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer'a olup olmadığı, değilse kim yada kimlerin zilyet ettikleri, zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi, sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğundan giderilmeli, komşu parseller hakkında açılmış ve sonuçlanmış dava bulunduğunda verilen kararın davaya etkisi üzerinde durulmalı, özellikle bitişik 867 ve 513 nolu parsellerin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer'a olup olmadıkları bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmazın toprak' yapısı ve karakteri, bitki örtüsü, işleniş tarzı ve süresi ve öncesinin mer'a olup olmadığı konularında teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 19.6.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy