(3402 S. K. m. 16/B)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 148 ada 64 ve 96, 151 ada 41 ve 156 ada 23 parsel sayılı 22519,89- 17250- 23750- 6000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 148 ada 64 ve 151 ada 41 nolu parseller öncesinin mera olması nedeniyle, 148 ada 96 nolu parsel dava dışı komşu 53 nolu parsele, 156 ada 23 nolu parsel dava dışı 22 nolu parsele uygulanan vergi kayıt miktar fazlası olmaları nedeniyle mera olarak sınırlandırılmışlardır. Askı ilan süresi içinde Ali Rıza K. vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin davacı Ali Rıza K. adına tapuya tescillerine karar verilmiş hüküm, davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların mera olmadığı davacı taraf yararına tespit günü itibariyle vergi kaydına ve zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Kadastroca 23 parsel, bitişik 22 nolu parsele revizyon gören vergi kaydının batı sınırı, 96 nolu parsel ise öncesi bir bütün olan 53 nolu parsele revizyon gören kaydın sınırının mera okuması nedeniyle kayıt miktar fazlası olarak, 41 ve 64 nolu parsellerde eskiden beri mera olarak kullanıldıkları nedeniyle mera niteliğiyle sınırlandırılmışlar, davacı vergi kaydına ve miras yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. İddia ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmazların mera olup olmadığı yönündedir. Davacının dayandığı kayıtlardan 2457 tahrir nolu vergi kaydı, miktarı ile adına tespit edilen ve kesinleşen 22, 2435 tahrir nolu vergi kaydı ise yine yüzölçümü ile keza adına tespit edilen 53 nolu parsele revizyon gördüğü, her iki vergi kaydının batı sınırlarının mera okuduğu getirtilen kayıt örneklerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Mera sınırlı kayıtların kapsamları yüzölçümleri ile geçerlidir. Eylemli durumda 23 nolu parselin kuzey ve doğu, 96 nolu parselin batı ve kuzeyi mera ile çevrilidir. 41 nolu parsele komşu 40, 42 ve 43 nolu parsellerle 64 nolu parselin doğusundaki komşu 65, batıdaki 63 nolu parselin de aynı şekilde mera olarak yapılan tespitlerinin kesinleştikleri görülmüştür. 64 nolu parsele komşu 5 nolu parsele revizyon gören kayıt taşınmaz yönünü mera okumaktadır. Kayıtlar sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder. Kayıtların aksi aynı mahiyette ve kuvvete haiz başka bir kayıt ve belge ile kanıtlanmış değildir. Resmi Kayıt ve belgelerle eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Taşınmazların mera sınırı dışında olmaları tek başına mera olmadıklarının kabulüne yeterli değildir. Kamu orta malı niteliğindeki meraların zilyetlikle kazanılmasına olanak yoktur. Ayrıca 96 nolu parsele komşu 522, 41 nolu parsele komşu 43 nolu parsellerin hükmen mera olarak sınırlandırılmalarına ilişkin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararların işbu dava içinde taşınmazların mera olduğu olgusu yönünden güçlü delil oluşturacağında duraksamamak gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davanın reddine ve taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesi uyarınca tespit gibi mera niteliği ile sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere kabulü yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 05.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy