(3402 S. K. m. 9, 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 198 ada 13 parsel sayılı 121020,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde İsmet D. ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların ayrı ayrı bölümleri için dava açmışlardır. Mahkemece davaların reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın Hazine adına kayıtlı 7.2.1956 tarih 814 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. Kadastroca taşınmaz ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, davacılar ayrı ayrı bölümlerinin adlarına tescil istemi ile dava açmışlardır. Uyuşmazlık, mahkemece kabul edildiği gibi Hazine adına kayıtlı tapunun taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kapsamaması halinde dava edilen yerler üzerinde davacılar yararına taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Davalı Hazine başlangıçta söz konusu kayda açıkça dayanmamış, 2.3.2001 dilekçelerinde kaydın getirtilerek uygulanıp dava konusu taşınmazın ne şekilde sınır gösterdiğinin araştırılmasını istemiştir. Mahkemece tapu kaydına değer verilmesine karşın ilk tesisinden itibaren getirtilmemiş, harita ya da krokileri olup olmadığı sorulmamış ve oluşturuluş nedeni üzerinde de durulmamıştır. Ayrıca yerel bilirkişilerin kaydın taşınmaza uyduğu yolundaki sözleri de soyut içerikli ve gerekçeye dayanmamaktadır. Bunun yanında davacıların zilyetlik iddiaları göz önünde bulundurularak tanık bilgisine başvurulması gerekirken bu yola da gidilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle 7.2.1956 tarih 814 sıra nolu tapu kaydı ilk tesisinden itibaren iktisap sebebi ve oluşturuluş nedenleri de yazılmak suretiyle intikalleri ile birlikte celp edilmeli, kaydın 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümlerine göre oluşturulmuş olması halinde harita ve krokisi olacağından merciinden istenmeli, ayrıca toprak tevzi komisyonunca düzenlenen pafta örnekleri getirtilmeli, davacılara taşınmazları ve yöreyi bilen yaşlı tanık göstermeleri için önel verilmeli aynı olanak Hazineye de tanınmalı, daha sonra önceki keşifte dinlenen bilirkişilerle tüm tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak 7.2.1956 tarih 814 nolu tapu kayıtları ile olduğunda harita ve krokileri yerel ve teknik bilirkişi aracılığıyla gereği gibi yerine uygulanmalı, kayıtta geçen sınırlar özellikle Hacı D., ve Mustafa D. tarlalarının nereleri oldukları bilirkişilere arazi üzerinde göstertilip yerleri krokiye işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, davacıların dava ettikleri yerler üzerindeki zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, kadastro teknisyeni Ali İ. S. tarafından düzenlenen 30.4.2001 ve 31.5.2001 günlü raporların yeterli olmaması nedeniyle 3 kişilik fen bilirkişi kuruluna toprak tevzi paftası ile kadastro paftalarının ölçekleri eşitlenerek uygulama yaptırılıp taşınmazların Hazine tapusu ve haritaları kapsamında kalıp kalmadığı konusunda ve de yapılan uygulamayı yansıtır biçimde raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 07.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy