(2762 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 220 ada 1 parsel sayılı 950.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı Rum Kimisis Teodoku Kilisesi Vakfına ait olduğu belirtilmişse de, anılan vakfın 1328 ve 2762 sayılı Yasalar uyarınca gerekli beyannameleri vermemesi nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı Kilise Vakfı 1936 tarihli emlak beyannamesine ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Vakıf adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Davaya konu ve benzer cemaat vakıflarının padişah fermanı (buyruğu) olarak emri mahsusa ile kuruldukları, vakfiyelerinin bulunmadığı öğretide ve yargısal uygulamalarda kabul edilmiştir. Vakfiyesi olmayan cemaat vakıflarının 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 44.maddesi hükmü gereğince vakfiye veya vakfiye yerine geçen 1936 tarihli beyannamelerini ilgili idareye vermeyen, vermiş olsa bile beyannamesinde taşınmaz mal edinebileceği belirtilmeyen cemaat vakıflarının sebebi ne olursa olsun taşınmaz mal edinemeyecekleri gibi hukukumuzda vakıfların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz iktisap etmeleri de mümkün değildir. Somut olayda Vakıflar Genel Müdürlüğünün 28.8.2001 günlü yazıları ile davacı
Bozcaada Kimisis Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi Vakfına ait vakfiye, bu mahiyette bir ilam veya ferman olmadığı gibi yasa gereği verilmesi gereken 1936 tarihli beyannamesinin de bulunmadığı belirlendiğine göre davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı hazinenin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü BOZULMASINA, 02.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy