(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Murat S. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; taşınmazların maliki olan Hazine tarafından tutanakların beyanlar hanesine yazılan zilyetlik şerhi ve muhtesatla ilgili ibarelerin kaldırılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre hakim talep ile bağlı olup talepten fazlasına veya bir başka şeye karar veremeyeceğinden beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması yönünde hüküm kurulması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı Murat S. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra hazinenin katılma isteği kabul edilerek yazılı olduğu üzere davalı Murat S. lehine tutanağın beyanlar hanesine verilen zilyetlik şerhinin terkinine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine, usul yasası hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastroca taşınmaz, tutanakların beyanlar hanesine Murat S.'in zilyetliğinde olduğu şerhi verilerek hazine adına tespit edilmiştir. Bu tespite hazinenin bir itirazı olmadığı gibi dava da açmamıştır. Hal böyle olunca verilen zilyetlik şerhinin hazine yönünden kesinleştiğinin kabulü gerekir. Usul yasası hükümlerine göre aynı davada iki sıfatın bir kişide birleşmesine olanak yoktur. Başka bir anlatımla Halil D. tarafından açılan davada hasım gösterilen hazinenin daha sonraki bir aşamada (bozmadan sonra) katılma isteğinde bulunması mümkün değildir. Gerek hazine ve gerekse Murat S., Halil tarafından açılan davanın davalıları olduğuna göre bozmadan önce verilen kararın hazine ile Murat S. arasında kesin hüküm oluşturması düşünülemez. Bunun sonucu olarak hazinenin ilerde tutanağın beyanlar hanesine verilen zilyetlik şerhine yönelik olarak genel mahkemede Murat S. aleyhine dava açması her zaman mümkündür. Açıklanan bu olgular karşısında mahkemece davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Murat S. temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 07.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy