(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Celal Canik tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 28 ada 2 parsel sayılı 392,90 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz tapu kayıtları nedeniyle paylı olarak davacı murisi Mehmet Canik ile Hüsnü Canik adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Mehmet Canik mirasçısı Celal Canik, irsen intikal, taksim ve tapu kaydına dayanarak davalının payının iptali için dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin paylı olarak davacı Mehmet Canik mirasçıları ve davalı Hüsnü Canik adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Celal Canik tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine dava konusu parselin paylı olarak davacı Mehmet Canik mirasçıları ile davalı Dursun oğlu Hüsnü Canik adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, yapılan uygulama ve araştırma dosyadaki belge ve kanıtlara uygun düşmemektedir. Davacının dayandığı Mart 1289 yoklama 274 sıra numaralı tapu kaydının Cönk oğlu Mehmet Ali ve Boz oğlu Hasan bini Yusuf adına kayıtlı iken vefat nedeniyle Temmuz 1964 tarih 178 sıra numarası ve üç hisse itibariyle bir hissesinin Mustafa oğlu Mehmet Canik, bir hissesinin Ali Osman oğulları Cemal ve Ahmet, Osman Çaylak ve bir hissesininde Mehmet oğulları Asım ve Nazım Koç adlarına tedavül gördüğü, 19.8.1864 gün ve 94 sıra numaralı tedavül ile de tarlanın yarısı Boz oğullarından Yusuf oğlu Hasan'ın iken 1300 yılında ölmesi ile oğlu Osman ve kızı Fatma'ya, Osman'ın da ölümü ile karısı Ayşe ile evlatları Salih, Gülbeyaz ve ölü Şükrü'nün çocukları Şükrü ve Mehmet'e terk edip diğerlerinin paylarının müracaatlarına taliken Gülbeyaz payı adına intikalden sonra hissesinin tamamının satışı sonucu Hasan oğlu Dursun Canik adına kayıt edildiği, 28.8.1964 gün 144 sıra numaralı tedavül ile bu kez davalının babası Dursun Canik'in 2/32 payının tamamı mübadele sonucu davacı ile irs ilişkisi bulunmayan Mehmet ve Cemal Canik adlarına kaydedildiği bu şekilde davalının ve babasının taşınmaz üzerinde herhangi bir haklarının kalmadığı kayden saptanmıştır. Hal böyle olunca mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken kaydın yanlış değerlendirilerek yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere davalı Dursun oğlu Hüsnü Canik adına 1/12 pay tescili yoluna gidilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacı Celal Canik'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 17.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy