(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm Hazine vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: 1.11.2000 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, bir bölümünün dışında kaldığı belirtilmiş, kontrol mühendisi bilirkişi aynı doğrultuda harita ve rapor düzenlemiş ise de; bilirkişiler Ziya Kırmacı ve Aydın Türüdü tarafından düzenlenen 1.11.2000 tarihli raporda taşınmazın tamamının denizel kökenli kumsal kumlarından oluştuğu, taşınmazın bulunduğu alanda tarım yapmaya elverişli ve yeterli bir toprak oluşumuna rastlanılmadığı belirtilmiş, kıyı kenar çizgisi konusunda açıklama yapılmamış olmakla, her iki rapor arasındaki oluşan çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınması ve taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalıp kalmadığının açıklattırılması, gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 43259 metrekarelik bölümün davacı adına tapuya tesciline, kalan kısmın tespit harici bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra taşınmazın temyize konu edilen ve krokide A ile işaretli 432.59 m2 lik bölümü üzerinde tespit gününe kadar davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle söz konusu yerin davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Kadastroca taşınmaz dava dışı parsellere revizyon gören kayıtların miktar fazlası olduğu nedeniyle hazine adına tespit edilmiştir. Ziraat yüksek mühendisi Prof. Dr. Ömer Aydın Türüdü ile Jeoloji yüksek Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Ziya Kırmacı tarafından ortaklaşa düzenlenen 13.5.2003 günlü raporda ayrım yapmaksızın taşınmazın zeminini ayrık kumların oluşturduğu, taşınmaz üzerinde doğal olarak (yerli yerinde) oluşmuş ve tarım yapmaya elverişli yeterli bir toprak oluşumuna rastlanılmadığı, üzerindeki 5-10 cm kalınlığındaki toprağın doğal olarak oluşmayıp dışardan getirilerek zemin üzerine serilmiş toprak olduğu belirtilmiştir. Açıklanan bu teknik veriler karşısında bilirkişi ve tanıkların aksi yöndeki sözlerine değer verme olanağı yoktur. Bu durumda mahkemece davacının bu yere yönelik davasının reddiyle taşınmazın tespit gibi hazine adına tesciline karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere davanın kabulü yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 03.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy