(3402 S. K. m. 25, 26, 27)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Mahkemenin görevsizliğine ilişkin verilen hüküm davacı Sebahattin tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 247 ada 10, 285 ada 1, 294 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 122 - 4833 - 4467 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ile ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 247 ada 10 ve 285 ada 1 parseller tarla vasfı ile 294 ada 1 parselde yol vasfı ile davacı Sebahattin adına tespit edilmiştir. Davacının taşınmazlar hakkında kadastro tutanakları düzenlendikten sonra ancak askı ilanına çıkarılmadan önce Asliye Hukuk Mahkemesinde Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhinde açtığı el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devir edilmiştir.
Mahkemece, kadastro tespitinden önce genel mahkemede açılmış dava olmadığı gibi askı ilan süresi içinde açılmış davada bulunmadığından söz edilerek mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Kangal Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Sebahattin tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kadastro tespitinden önce genel mahkemede açılmış dava olmadığı ve askı ilan süresi içinde de dava açılmadığından söz edilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 25, 26 ve 27. maddelerinde kadastro mahkemelerinin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş olan davalar hakkında ise kadastro tutanağının düzenlendiği günde bu mahkemelerin görevlerinin sona ereceği öngörülmüştür.
Somut olayda taşınmazlardan 285 ada 1 ve 247 ada 10 parsel sayılı taşınmazların tespitleri 25.10.2000, 294 ada 1 parselin tespiti ise 29.5.2002 tarihinde yapılmış, 18.7.2002 ila 19.8.2002 tarihlerinde askıya çıkarılmıştır. Asliye hukuk mahkemesinden görevsizlik nedeni ile aktarılan el atmanın önlenmesi davası ise taşınmazların mülkiyetine ilişkin bir dava olup askı ilanından önce, başka bir anlatımla genel kadastronun kesinleşmesinden önce açıldığına göre uyuşmazlığın giderilmesinde kadastro mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunda duraksamamak gerekir.
Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda delil toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Sebahattin'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 8.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy