(3402 S. K. m. 29/2)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı-davalılardan Hazine ile İsmail tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 255, 256, 257, 274 ve 328 parsel sayılı 21750, 56750, 30875, 45625 ve 31500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 255 nolu parsel Faris, 256 nolu parsel Musa 257 nolu parsel Musa, 274 nolu parsel Musa,328 nolu parsel İsmail, Ömer ve arkadaşlarının itirazı üzerine kadastro komisyonu tarafından 255 nolu parselin 20000/21750 payı Faris 1750/21750 payının Hazine adına 256 nolu parselin 20000/56750 Musa adına, 36750/56750 payının Hazine adına 257 nolu parselin 2000/30875 payının Musa adına 10875/30875 payının Hazine adına 274 nolu parselin 20000/45625 payının Musa adına 25625/45625 payının Hazine adına 328 nolu parselin 20000/31500 payının İsmail adına 11500/31500 payının Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
Davacılardan Ömer ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hazine taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden olduğunu öne sürerek tüm parsellere yönelik, İsmail kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 328 nolu parsel hakkında ayrı ayrı açtıkları davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece davacıların davalarının reddine ve dava konusu 255 nolu parselin 20000 metresi Faris mirasçılarından Sayran'a 5 dönüm Derviş, Latif, Sedik, Nusrettin ve Farziye'ye 3'er dönüm kalan 1750 metrekaresinin Hazine adına, 256 nolu parselin 20000 metrekaresinin Musa, 36750 metrekaresinin Hazine adına 257 nolu parselin 20000 metrekaresinden 5'er dönümünün Musa, Meryem, Naciye ve Seyfettin adlarına, 10875 metrekaresinin Hazine adına 274 nolu parselin 20000 metrekaresinin Musa, 25625 metrekaresinin Hazine adına, 328 nolu parselin 20000 metrekaresinin İsmail, 11500 metrekaresinin Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı-davalılardan Hazine ile İsmail mirasçılarından Halil tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Hazinenin davasının kanıtlayamadığı, 255 parsele yönelik olarak ölü kişi aleyhine dava açtığı 328 parselle ilgili olarak ta davacı İsmail'in herhangi bir kayıt ve belgeye dayanmadığı ve iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Kadastroca taşınmazların miras yoluyla geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davalılar adına yapılan tespitine itiraz edilmesi üzerine komisyonca 20000 metrekarelik bölümlerin davalılar adına, norm fazlalığının ise paya dönüştürülerek Hazine adına tespitine karar verilmiş, Hazine davalılar adına tespit edilen payların kaçak ve yitik kişilerden kaldığını, İsmail ise 328 parselde Hazine adına tespit edilen payın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile adına tescili isteğiyle dava açmışlardır.
Dava dilekçelerindeki ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı kalmadığı takdirde,davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı mercileri nezdinde araştırılmadığı gibi taraflardan delilleri de sorulmamıştır. 3402 sayılı yasanın 29/2 maddesinde davalının davadan önce öldüğünün anlaşılması halinde davaya mirasçıları aleyhinde devam edileceği hükme bağlandığına göre bu yönden davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Ayrıca, 328 parselle ilgili davada davacı-davalı İsmail ilk oturumda delillerini bildirdiği halde belgeye dayalı hakkını ispat edemediğinden söz edilerek davanın reddedilmiş olması da doğru değildir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulmalı ve tanık göstermeleri istenmeli, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalan yerler olup olmadığı mercileri nezdinde araştırılmalı ve varsa bununla ilgili belgeler istenmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları da getirtildikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız bilirkişiler ile tarafların dinletmek istedikleri ve daha önce bildirilen tanıklarla tutanak bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak taşınmazların öncesinin mer'a olup olmadığı ve de kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı, kalmamışsa kim yada kimlerin zilyet ettiği, zilyetliğin başlangıç tarihi süresi ve sürdürülüş biçimi yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları ile tutanağın edinme yerindeki açıklamalar arasında aykırılık doğduğunda yöntemine uygun biçimde giderilmesine çalışılmalı, ziraat mühendisinden taşınmazların toprak yapısı, karakteri, kullanım durumu ve süresi ve öncesinin mer'a olup olmadığı konularında teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, davalılar adına belgesiz zilyetliğe dayalı taşınmaz tespit yada tescil edilip edilmediği mercilerinden sorularak olduğunda kadastro tutanak örnekleri getirtilip incelenmeli, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra kazanılmış haklarda gözetilerek toplanan deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı hazinenin 255, 256, 257, 274, 328 parsel sayılı taşınmazlara davalı ve davacı İsmail mirasçılarından Halil'in 328 parsele yönelik temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 16.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy