(2709 S. K. m. 129)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı belediyenin temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili idaresinde bulunan 06 PS 580 plakalı araca davalı Belediye adına kayıtlı olup davalı Kudret Saraç idaresinde bulanan 06 NF 413 plakalı aracın arkadan çarpması nedeniyle meydana gelen 2.665.000.000.TL. hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı belediye vekili; kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kudret Saraç ve Başak sigorta AŞ. duruşmalara katılmamış savunma yapmamışlardır.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı Kudret Saraç'a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar Kutludüğün Belediyesi ve Başak Sigorta AŞ.ne yönelik davanın kısmen kabulü ile 3.056.400.000.TL. tazminatın davalı Kutludüğün Belediyesi yönünden kaza tarihinden, davalı Başak sigorta yönünden dava tarihinden itibaren değişken orandaki yasal faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi, poliçe limiti olan 946.051.800.TL. den sorumlu olması ve 90.000.000.TL onarım süresindeki zarardan sorumlu olmaması kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Belediye vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece davalı Kudret Saraç hakkında açılan dava, davalının 657 sayılı Devlet Memurlar Kanununa tabi memur olması ve Anayasa'nın 129/5 maddeleri gereğince husumet yöneltilemeyeceğinden reddine karar verilmiştir. Ancak Anayasa'nın memur ve kamu görevlileri için öngördüğü teminat idari işlem ve eylem olarak nitelendirilebilecek davranışlarda söz konusudur. Memurlar kamu görevini yerine getirirken kendi kişisel kusurları nedeniyle verdikleri zarardan zarar görene karşı doğrudan doğruya sorumludurlar. Davalının somut olayda kazaya karışan araç sürücüsü 8/8 oranında kusurlu olduğu belirlendiğine göre davalının kişisel kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiği sabit olup davacının zararından işleten ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı belediye vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy