(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen tesbite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın reddine ilişkin Edirne Kadastro Mahkemesinden verilen 1.10.2004 gün ve 3-4 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı İsmail ve Mustafa B. vekili Avukat Sabahattin Şenveli tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 22.02.2005 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davacılar vekili Avukat Sabahattin Şenveli geldi, karşı tarafın gelmediği anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1310 ada 5 parsel sayılı 10337.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar İsmail ve Mustafa B. tarafından tapu kaydına dayanılarak davalılar Mehmet, Arif ve Ali E. aleyhlerine açılmış olan elatmanın önlenmesi davasının reddine ilişkin olarak verilen karar temyiz denetiminden de geçerek kesinleşmiştir. Aynı davacılar bu kez yine aynı kayda dayanarak ve davalıların işgal ettiklerini ileri sürerek çekişmeli parselin açık bulunan malikhanesinin kendi adlarına doldurularak tapuya tescili için bir kısım Mehmet E. mirasçısı aleyhine kadastro mahkemesinde dava açmışlardır. Mahkemece, kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu parselin Mehmet E. mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacılar İsmail ve Mustafa B. tarafından daha önce Mehmet E. ile evlatları Arif ve Ali E. aleyhlerine açılan tapu kaydına dayalı elatmanın önlenmesi davası nedeniyle çekişmeli 1310 ada 5 nolu parselin tesbitinin malikhanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmasına, anılan davada Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın reddi yolunda verilen 15.10.1975 tarih, 1969/429-1975/348 esas ve karar sayılı hükmün Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmesine, yerel mahkeme kararında dava konusu taşınmazın ada ve parsel numaralarının yazılmamış olmasının ve hükmün onanmasına ilişkin Yargıtay İlamında (taşınmazı kapsadığı ifade edilerek tarih ve sayısı da belirtilen) davalı tarafa ait tapu kaydından zuhulen vergi kaydı olarak söz edilmesinin davanın konusunu ve hükmün içeriğini değiştirmeyeceğine, iş bu davada ise davacılar İsmail ve Mustafa B.'ın yine aynı tapu kaydına dayanarak 1310 ada 5 nolu parselin açık kalan malikhanesinin kendi adlarına doldurulması istemi ile Arif ve Zeki E. aleyhlerine dava açmalarına, Zeki E.'in önceki davanın taraflarından Mehmet oğlu Ali E.'in mirasçısı, Arif E.'in ise her iki davanın da tarafı ve aynı zamanda Mehmet E. mirasçısı olmalarına, gerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/429-348 sayılı kararının ve gerekse görülen davanın 1310 ada 5 nolu parsele ilişkin bulunması ve önceki davada keşif ve uygulama yapılmış olması nedeniyle eldeki davada keşif yapma zorunluluğunun bulunmamasına, sonuç olarak özü itibari ile mülkiyete yönelik olan her iki davanın da tarafları ile nedenleri ve konuları aynı olmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/429-348 sayılı kararının iş bu davanın tarafları yönünden kesin hüküm oluşturmasına, kamu düzeni ile ilgili bulunan kesin hüküm kuralı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacıların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.10.-YTL. kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy