(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Hüseyin'e ait Şaban'ın sevk ve idaresindeki 34 UE 0241 plakalı araca, davalı Ali'nin sevk ve idaresindeki 54 AZ 770 plakalı araçla çarparak trafik kazasına neden olduğunu iddia ederek 7.750.000.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusursuz, tazminatın da fahiş olması nedeniyle davanın davacı Hüseyin yönünden esastan, Şaban'ın sürücü olması nedeniyle de husumetten reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davacı Şaban yönünden davanın husumetten reddine, davacı Hüseyin'in davasının kısmen kabulü ile 5.296.030.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Ali'den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili cevap ve delil dilekçelerinde; hasar tutarının kendi sigorta şirketinin elemanlarınca belirlenmesi nedeniyle hükme dayanarak yapılamayacağını, söz konusu hasar meydana gelmiş ise tamirin ekonomik olmayacağını ve aracın kazadan 8 ay sonra hurda olarak satıldığını ileri sürerek satış sözleşmesinin celbi ile ikinci el satış fiyatından hurda halindeki satış değerinin düşülerek zararın tespitini istemiş ve hükme esas alınan sigorta eksper raporunun tekrarı mahiyetinde olan 30.1.2004 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmaması nedeniyle itiraz ederek yeni rapor alınmasını talep etmiştir. Dosya üzerinden alınan bilirkişi raporunda, hasarlı parçalar tek tek sayılmasına rağmen parça fiyatlarının rayiç bedellerinin gösterilmediği ve işçilik ücretlerinin de hangi kısımlar için yapılması gerektiği açık ve denetimi sağlayacak nitelikte belirtilmeyip eksper raporundaki fiyatların olaya uygunluğu belirtilerek rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları da nazara alınarak tüm deliller toplandıktan sonra konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle araçtaki değiştirilen parçaların nitelikleri, fiyatları ve işçilik ücretleri, tamirin ekonomik olup, olmayacağı, kaldı ki, araç hasarlı olarak satıldığına göre, satışına ilişkin belgeler getirtilerek, kaza tarihindeki araç değerinden satış ve hurda değeri düşülmek suretiyle bilirkişiden ayrıntılı, denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
2- Davacı, dava tarihinden yasal faiz istediğine göre, HUMK. nun 74. maddesince talep aşılarak kaza tarihinden faize hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy