(3402 S. K. m. 9, 14)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 132 ada 10 ve 12 parsel sayılı sırasıyla 2942,18 ve 43643,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Ramazan Kodaş adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacılar Nesibe ve Zabite Topal irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına 132 ada 10 nolu parselin ortak miras bırakan Bayramdan kalmayıp davalının babası Mustafa tarafından imar ve ihya sonucu elde edilen bir yer olduğunun ve tesbit gününe kadar 20 yılı aşkın süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunun toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle ilgili usul ve yasaya uygun aleyhindeki hükmün ONANMASINA,
2- Davacıların aynı ada 12 nolu parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz irsen intikale bağışa ve zilyetliğe dayalı olarak Mustafa oğlu Ramazan Kodaş adına tesbit edilmiş, davacılar taşınmazın dedeleri Bayramdan kaldığını ve miras payları bulunduğunu ileri sürerek dava açmışlar, davalı Ramazan ise taşınmazın babası Mustafa ile dedesi Bayram tarafından ortaklaşa imar ve ihya sonucu elde ettiklerini, dedesi Bayramın taşınmazdaki yarı payını babası Mustafaya satıp, Mustafanın da kendisine bağışladığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık, taşınmazın ortak miras bırakan Bayramın tek başına sahip olduğu bir yer mi yoksa oğlu Mustafa ile ortaklaşa imar ve ihya sonucu edindikleri bir yer mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Satıcısı Bayram Kaya, alıcısı Mustafa Kaya olan 1.10.1954 tarihli senedin taşınmaza uygunluğu yerel bilirkişi tarafından haber verildiği gibi bu yön ciddi bir itiraza da uğramamıştır. Senet metninde taşınmazın Bayram ile oğlu Mustafa tarafından yarı yarıya imar ihya edildiği ve yarı hissenin Mustafaya satıldığı kaydına yer verilmiştir. Bilirkişi ve tanıkların taşınmazın Mustafa ve Bayram tarafından imar ihya edildiği yolunda açık bir beyanları olmadığı gibi bu yön mahkemece de kendilerinden sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Tapusuz taşınmazlarda satışın geçerliliği yazılı olma koşuluna bağlı bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla satış senedinin biçim koşulundan yoksun olması satışın olmadığının kabulüne yeterli değildir. Zilyetliğin devri koşuluyla tapusuz bir taşınmazın satışı tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Mahkemece bu yönler düşünülmeden ve de 1.10.1954 tarihli senet mümzileri dinlenilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
O halde, taraflardan taşınmazı ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklarla tüm tesbit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, taşınmazın imar ve ihya sonucu elde edilmesi halinde miras bırakan Bayramın mı Bayramla birlikte oğlu Mustafa tarafından birlikte mi imar ve ihya edilerek tarla haline getirildiği, taşınmazda kim ya da kimlerin hangi tarihten beri zilyet ettikleri, birlikte imar ihya edilmiş ise Bayramın yarı payını oğlu Mustafaya satıp satmadığı, Bayramın tek başına imar ve ihya etmesi durumunda ise keza tamamını mı yoksa yarı payını mı oğlu Mustafaya sattığı, satış ya da bağışın söz konusu olmaması durumunda Bayram terekesinin taksim edilip edilmediği, edilmemişse mirasçılardan kiminin miras paylarını hangi mirasçılara sattıkları olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, taşınmazın tümünde Mustafanın ve ölümü ile tesbit tarihine kadar oğlu Ramazanın zilyet olması ve bu duruma diğer mirasçıların sessiz kalmasının yörede neyin sonucu olduğu keza bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak komşu parsel maliklerinin ya da zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, tüm Bayram mirasçıları adına tapulu ya da tapusuz olduğuna bakılmaksızın tesbit ve tescil edilen taşınmazlarla ilgili tutanak örnekleri kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinden getirtilerek tesbit nedenleri üzerinde durularak delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacılar Nesibe ve Zabite Topalın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy