17. Hukuk Dairesi 2005/11350 E., 2005/11617 K. KAYIT VE BELGELERİN KAPSAMININ TAYİNİ
3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin (Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.05.2005 gün ve 50/34 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı İsmet vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: Gerek davacının ve gerekse davalının taşınmazlarına ve komşu diğer taşınmazlara ait tapu kayıtlarının aynı kökten geldiği, iîrazen oluşturulduğu ve haritasının bulunduğu belirtilerek, yapılacak keşif sonunda bilirkişiden alınacak raporda kök tapu kaydının ifraz sonucu revizyon gördüğü tüm parseller ve miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi, hangisinin miktarında eksiklik olduğunun saptanması ve özellikle her tapu malikinin yerinin ayrı renklerle gösterilmesi, davaya konu edilen davalıya ait 175 parsel sayılı taşınmaz davalıya ait değilse, davalıya ait tapu kaydının hangi taşınmaza ait olduğu veya hangi taşınmaz bölümlerini kapsadığının açık şekilde belirtilmesi, böylece davalının elindeki 175 parsel sayılı taşınmazın davacıya geçmesi halinde davalının hangi taşınmazda hak iddia edeceğinin açıkça belirtilmesi, bundan ayrı olarak davacıya tapu kaydı miktarı kadar dava dışı parsellerde yer verildiği halde buna ekli olarak dava konusu taşınmazında davacıya ait olduğunun gerekçesinde açıklanması gereğine değilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davacının davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı İsmet tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra hüküm yerinde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Hükmüne uyulan bozma ilamında uygulamanın yetersizliğine değinilmiştir. Her iki taraf aynı kökten gelen ve fakat ifrazen oluşturulan tapu kayıtlarına dayandırılmışlardır. Tapu kayıtlarının evrakı müsbiteleri arasında ifraz haritaları bulunmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 20/A maddesinde kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanmaları ve bunlarında yerlerine uyglanmalannın mümkün bulunduğu hallerde kayıt kapsamının kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlara değer verilerek belirleneceği öngörülmüştür. İfraz haritasında kenar uzunlukları belirtildiğine göre ve de fen bilirkişilerince uygulamaları yapıldığına nazaran mahkemenin 04.11.1974 tarihli ifraz haritasının uygulanabilirliğini yitirdiği yönündeki görüşüne katılma olanağı yoktur. Tapu kayıtları hukuki değerlerini korumaktadır. Fen bilirkişilerince düzenlenen geniş kapsamlı raporlu krokilerde 175 nolu parselin davacının dayandığı Mart 1937 tarih 125 nolu sicilden gelen ve ifraz sonucu oluşturulan Ağustos 1982 tarih 99 sıra nolu tapu kaydı ve haritası kapsamında kaldığı belirlenmiştir. Davacı adına tapu miktarından fazla bir yerin tesbiti yoluna gidilmiş olması, tapu kaydı kapsamında kalan yerdeki mülkiyet hakkının dinlenilmesine engel değildir. Bu nedenle davacının davada iyi niyetli olmadığı yönündeki görüşüne de isabet yoktur. Yine fen bilirkişisi rapolarından davalıya ait tapu kapsamının 174 nolu parsel içerisinde kaldığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle oluncu mahkemece 175 nolu parselin davacının payı ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek dosya içeriğine aykırı düşüncelerle yazılı olduğu üzere davanın reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Davacı İsmet'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 20.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy