(3402 S. K. m. 13, 20)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan Emine Huriye Öğe, Mehmet Şevki Öğe, Emine, Cihangir Esel, Kadri Yılmaz, Hikmet Yılmaz, Necla Erman, Nevire Tanyeri ile davalı Hayrettin Mutlu tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 306 ada 15 ve 16 parsel sayılı 62450 ve 44900 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu ve vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 15 nolu parsel Halil, Mustafa ve Hatice Kalkan, 16 nolu parsel Hasan Kalkan ve paydaşları adlarına tespit edilmişlerdir. Askı ilan süresinden önce Ahmet Sert mirasçıları Muadil Sert ve arkadaşları tapu kaydına ve irsen intikal eden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlar, Hasan Kalkan ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak 15 nolu parselin adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit malikleri ile mirasçıları adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılardan Emine Huriye Öğe, Mehmet Şevki Öğe, Emine, Cihangir Esel, Kadri Yılmaz, Hikmet Yılmaz, Necla Erman, Nevire Tanyeri ile davalı Hayrettin Mutlu tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında tapu ve vergi kayıtlarına, irsen intikale ve zilyetliğe dayalı olarak 15 nolu parsel Halil, Mustafa ve Hatice Kalkan, 16 nolu parsel Hasan Kalkan ve paydaşları adına tescil edilmiş, davacılar tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Tespit tapu kaydına dayalı olarak yapıldığına, davacılarda aynı tapu kaydına dayanarak dava açtıklarına göre her iki taraf tapularının taşınmazlara uyup uymadıklarının ve uymaları halinde de kapsamlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. Yerel bilirkişilerin kayıtların uygulamasıyla ilgili sözleri gerekçeden yoksun soyut içerikli olduğu gibi yapılan uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde krokide de düzenlettirilmemiştir. Diğer taraftan davalılar satın almaya da dayanmalarına karşın bu iddiaları üzerinde durulmamış ve konuyla ilgili olarak tanık bilgisine başvurulmamış, yerel bilirkişilerden de bu konu sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle taraflardan dava konusu taşınmazları ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, gerek davacıların dayandıkları tapu kayıtları ve gerekse tespite esas alınan tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren intikalleri ve varsa haritaları ile birlikte yerel tapu sicil müdürlüğünden ve gerektiğinde tapu kadastro genel müdürlüğü arşiv Dairesi başkanlığından getirtilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişilerle hayatta bulunmaları halinde tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi aracılığıyla taraf tapuları ve olduğunda ifraz haritaları gereği gibi yerlerine uygulanıp aidiyet ve kapsamları kesin olarak saptanmalı, bilirkişilere kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı yine tespite esas alınan vergi kayıtlarının uygulaması yapılmalı, davalıların satın alma iddiaları yönünden bilirkişi ve tanıklardan taşınmazlarda kim ya da kimlerin zilyet ettikleri, davalıların ve miras bırakanlarının, davacıların miras bırakanı olan tapu maliki Kazım oğlu Ahmet'ten taşınmazı tapu dışı veya kayden satın alıp almadıkları, satın almış iseler satış tarihi sorularak davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Yasasının 13/B-b koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi yapılmalı, komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları olan kayıtlar getirtilip uygulaması yapılarak taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 20/A maddesine nazaran kayıt ve belgelerin harita plan ve krokiye dayanmaları halinde kapsamlarının harita plan ve krokideki sınırlara değer verilerek belirlenmesi gerekeceği kuralı dikkate alınmalı, davacı taraf tapusunun taşınmazın bir bölümüne ait olduğunun saptanması ve davalılarında satın alma iddialarının kanıtlanamaması karşısında ve de tapuların çakışması halinde hukuki değerini koruduğu sürece daha eski tarihli ve doğru temele dayalı tapu kaydına değer verileceği ilkesi gözönünde bulundurulmalı, gerektiğinde kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak paydaş ve pay oranlarını gösterir olmak üzere bilirkişiden rapor alınmalı, fen bilirkişisine yapılan keşfi ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacılardan Emine Huriye Öğe ve arkadaşları, Kadri Yılmaz ve arkadaşları ile davalılardan Hayrettin Mutlu'nun temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy