(1086 S. K. m. 370)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacının tapu kayıtlarına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalı adına oluşan tapu kayıtlarının iptal ve tescil isteğiyle açtığı davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, HUMK'nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının diğer temyiz itirazları yerinde değildir, reddine...
2- Ancak, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmazlardan 1046 parselin tespiti 07.02.1969, 1369 ve 1371 sayılı parsellerin tespiti 09.02.1970, 1108 parselin tespiti 17.10.1968, 1047 sayılı parselin tespiti ise 04.02.1968 tarihlerinden önce kesinleşmiş olup, dava ise 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra 27.09.2001 tarihinde açılmıştır. Hak düşürücü süre kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen ( kendiliğinden ) nazara alınması gerekeceğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi, ayrıca HUMK'nun 370. maddesine göre dava açıldıktan sonra davayla ilgili her türlü delil tespitinin dava dosyası üzerinden yaptırılması zorunlu iken acil bir durum olmadığı halde ayrı bir dosya üzerinden delil tespiti yaptırılması doğru olmadığı gibi,
Kabule göre de; temyize konu ve birleştirilen 1108 ve 1047 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili davalarda karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 ve 12. maddelerine göre her dosya için azami 300.000.oo0.-TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacı 1. vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 15.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy