(2918 S. K. m. 88) (818 S. K. m. 142)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılarca temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalı şirket adına kayıtlı davalı İbrahim D. idaresinde bulunan 34 UL 6342 plakalı çekici ve 34 AC 4412 dorse plakalı TIR aracın müvekkili şirkete ait 33 PP 199 plakalı akaryakıt tankerine çarptığını, davalı araç sürücüsünün 8/8 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle araçtaki akaryakıtın döküldüğünü iddia ederek, 6.425.600.000.TL akaryakıt bedeli, 694.185.680 TL. kaza yerine kadar nakliye bedeli, 708.000.000.TL çekici ücreti olmak üzere 7.827.785.680.TL tazminatın davalılardan 2.2.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir
Davalılar vekili; şirket sürücüsünün kusursuz olduğunu, yakıt bedeli ve nakliye ücretinin yüksek belirlendiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile kusur oranları gözetilerek 1.956.946.400.TL.nin talep tarihi olan 2.2.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından doğan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı olarak gösterdikleri yönünden teselsül hükümlerine dayanmıştır. Davacı kusurun 8/8 oranında davalı araç sürücüsünde olduğunu ileri sürerek kendi araç sürücüsünün kusursuz olduğunu da açıklamaktadır. Bir kısım kusurun kimliği belirlenemeyen üçüncü kişide olduğu yargılama sırasında anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 88. maddesi tazminatla yükümlü olanların müteselsilen sorumlu sayılacaklarını amirdir. Borçlar Kanunu'nun 142. maddesi ise davacıya istediği borçluya başvurma hakkı tanınmıştır. Buna göre mahkemece belirlenen tazminat miktarından davacının araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden tazminat miktarının mahsubu ile kalan miktardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.12.1986 gün 1985/4-822 esas 1986/1140 karar sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 01.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy