(1086 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 52 parsel sayılı 38950 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 51 nolu parsele uygulanan vergi kaydının sınırında Hazine okuması nedeniyle kayıt miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Tevfik Gül'ün itirazın kadastro komisyonunda reddedilmesi üzerine komisyon kararı tebliğ edilen Tevfik kardeşi Apul Gül vergi kaydı ile irsen intikale, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın kendisi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin sulu tarla olarak davacı Apul Gül adına tapuya tesciline karar verilmiş,hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı yararına vergi kaydına, irsen intikale ve zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastroca taşınmaz komşu 51 nolu parsele uygulanan vergi kaydının taşınmaz yönü olan sınırı "hazine" olduğu nedeniyle hazine adına tesbit edilmiş, Mahmut oğlu Tevfik Gül taşınmazın kendi adına tesbiti istemiyle komisyon nezdinde itirazda bulunmuştur. Kadastro komisyonunun itirazın reddi yolunda vermiş olduğu karar o sırada ölen Tevfik'in eşi Fatma Gül ile kardeşi olan davacı Apul'a tebliğ edilmiştir. Getirtilen nüfus kaydına göre 1993 yılında ölen Tevfik'in mirasçı olarak eşi Fatma ile çocukları Hakkı, Mahmut, Duran, Hasan, Hatice ve Mustafa Gül ile Melek Akbaş ve Fatma Çınar'ı bıraktığı görülmüştür. Adı geçen mirasçıların açılmış bir davaları bulunmamaktadır. Davayı açan Apul kadastroca yapılan tesbite itiraz etmemiştir. Ayrıca davacı, tesbite itiraz eden Tevfik'in mirasçısı da değildir. Yine davacı Apul dava dilekçesinde davayı Mahmut Gül terekesine izafeten açmamış, taşınmazın kendi adına tescili istemi ile açmıştır. Davanın kadastro tesbitine bir itirazı bulunmadığını ve Tevfik'in de mirasçısı olmadığına göre kadastroca yapılan tesbitin davacı yönünden kesinleştiğinde duraksamamak gerekir. Kesinleşen tesbit ve komisyon kararı aleyhine açılan davaların incelenmesi kadastro mahkemesinin görevinde olmayıp genel mahkemelere ait bulunmaktadır. görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında nazara alınması gerekir. Açıklanan bu hususlar karşısında mahkemece davanın görev yönünden reddine, taşınmazın tesbit gibi hazine adına tesciline, usulün 27. maddesi uyarınca tutanak asıl ve eklerinin kesinleşen tesbit uyarınca tapu sicil müdürlüğüne, dava dosyası ile kadastro tutanaklarının onaylı birer örneklerinin görevli ve yetkili Hafik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmek gerekirken yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA 20.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy