(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin Siirt Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.12.2004 gün ve 156/602 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 26.9.2005 Pazartesi günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekili avukat Cafer G. geldi, karşı tarafın gelmediği anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü tapu kaydı ile kadastro öncesi nedene dayanarak genel kadastro sonucu davalı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü) adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 91 ada 9 ila 31 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı kurum tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Vakıflar İdaresinin dayandığı kaydın davalı tarafın dayandığı kayıttan daha eski tarihli olduğu ve ayrıca davalı taraf tapusunun hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu düşünceleri ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Gerek Vakıflar İdaresinin dayandığı Mayıs 1932 tarih 284 ve gerekse davalı kurumun dayandığı Mayıs 1932 tarih 286 sıra nolu sicilden gelen 20.5.1938 tarih 51 sıra nolu tapu kayıtları ayrı köklerden geldiği gibi miktar ve sınırları da birbirinden farklı bulunmaktadır. Her ne kadar mahkemece davacı Vakıflar İdaresinin dayandığı tapu kaydının daha eski tarihli olduğu kabul edilmiş ise de, Beden Terbiyesi adına kayıtlı tapu kaydı da Mayıs 1932 tarih 286 nolu kayıttan gelmektedir. Bu durumda Vakıf tapusunun daha eski tarihli olduğu görüşüne katılma olanağı yoktur. Tapu kaydı malikine mülkiyet bahşeden kayıtlardandır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın çözümü için kayıtların uygulanmasının ve kapsamlarının tayini zorunludur. Somut olayda mahkemece keşif yapılarak taraf tapularının uygulanması yoluna gidilmemiş, dava dışı 91 ada 32 ve 33, 442 ada 11 ila 69 nolu parsellerle ilgili keşiflere yollamada bulunarak Vakıf tapusunun taşınmaza aidiyeti düşünülmüştür. Söz konusu davalar eldeki dava için kesin delil oluşturmayacağına göre anılan dosyadaki yapılan keşiflerin iş bu dava için de geçerli olduğunun kabulüne olanak yoktur.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, her iki tarafın tapu kayıtları yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden ve gerektiğinde örnekleri eklenerek yazılacak müzekkere ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından ilk tesisinden itibaren intikalleri ve varsa haritaları ile birlikte getirtilmeli, daha sonra yerinde keşif yapılarak yöreyi ve taşınmazları iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanarak aidiyet ve kapsamları belirlenmeli, bilirkişilere kayıtların sınırları arazi üzerinde teker teker göstertilip düzenlenecek krokiye işaret ettirilmeli, bu arada davalı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'nün tapu kaydının güney sınırında okunan Şeyh Hasan'ın, Vakıflar İdaresinin dayandığı Mayıs 1932 tarih 284 sıra nolu kaydın maliki olan Şeyh Hasan olup olmadığı, aynı kişi olması halinde tapuların aynı yere ilişkin olmayacağı dikkate alınmalı, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, her iki tarafın dayandığı kaydın taşınmaza uygunluğunun saptanması durumunda davalı taraf tapusunun Vakıf İdaresinin satışı sonucu oluşturulup satışla mülkiyet hakkı son bulacağından Vakıflar İdaresinin başka bir kayda dayanarak açmış olduğu davanın dinlenme kabiliyetinden yoksun olacağı nazara alınmalı, dava dışı 91 ada 32, 33, 34, 35, 444 ada 2, 442 ada 1 ila 10 ve aynı ada 11 ila 69 nolu parsellerle ilgili keşifler sırasında kayıtların uygulaması ile ilgili bilirkişi beyanları, delilerin değerlendirilmesinde ve uygulamada gözönünde bulundurulmalı, fen bilirkişisine kayıtların uygulanmasını ve yapılan keşfi izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için takdir edilen 400.000YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekil ile temsil edilen davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy