(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar N. Peker ve M. Peker vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalı N. Peker adına kayıtlı, davalı M. Peker'in idaresinde bulunan 61 .. 964 plakalı aracıyla müvekkiline ait 31 .. 032 plakalı aracına çarptığını, davalı Ş. Yaya adına kayıtlı ve idaresinde bulunan 69 ... 0028 plakalı aracın da kazaya karıştığını belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen 1.302.800.000 TLsi hasar bedeli, 700.000.000 TLsi değer kaybı olmak üzere toplam 2.002.800.000 TLsinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar Ş. Sigorta A.Ş vekili, Yapı Kredi Sigorta A.Ş (H. Sigorta A.Ş) vekili, davalı N. Peker vekili ve Ş. Yaya davanın reddini istemişlerdir.
Davalı M. Peker duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 1.178.000.000 TLsi maddi tazminatın davalılardan H. Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 750.000.000 TLsi ile sınırlı olmak üzere M. Peker ve N. Peker'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalılar Ş. Yaya ve Ş. Sigorta A.Ş'ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar N. Peker ve M. Peker vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz nedeni sayılamayacağına nazaran davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı olay tarihinden itibaren faiz talep ettiği halde davalılar N. Peker ve M. Peker hakkında dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru değil ise de yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek Donanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün fıkrasının 1.bendindeki (M. Peker ve N. Peker'den dava tarihinden itibaren) ifadesinin hükmünden çıkarılarak yerine (M. Peker ve N. Peker'den kaza tarihinden, H. Sigorta A.Ş'den dava tarihinden itibaren) ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümleri yazılı peşin harçların onama harçlarına mahsubu ile kalan 45.60 YTL'nin davalılardan alınmasına ve 4.70 YTL'nin de davacıya iadesine, 01.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy