(818 S. K. m. 41, 42) (2918 S. K. m. 90)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı ve davalı Samit Korkut vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalı-karşı davacı Yusuf adına kayıtlı olup, davalı Sami idaresinde bulunan 35 FE 2989 plakalı aracın müvekkiline ait ve idaresinde bulunan 35 BNR 84 plakalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 3.380.500.000 TL hasar bedeli ve 300.000.000 TL araç mahrumiyeti bedeli olmak üzere toplam 3.680.500.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Yusuf ve Sami vekili, kusur oranını kabul etmediklerini, hasar miktarı ve araç mahrumiyeti bedelinin fahiş belirlendiğini belirterek dosyanın reddine karar verilmesini istemiş, müvekkil Yusuf'un aracında meydana gelen 1.000.000.000 TL değer kaybı ve 800.000.000 TL kira bedeli olmak üzere toplam 1.800.000.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacı Yusuf'a verilmesi için karşı dava açmıştır.
Davalı Batı Sigorta A.Ş vekili, sorumluluklarının poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından delillerin ibraz edilmediğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı Nihat'ın davasının kısmen kabulü ile 1.215.280.880 TL tazminatın 2.3.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline, davalı Batı Sigorta A.Ş'nin poliçe limiti dahilinde ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulmasına, karşı davacı Yusuf'un davasının kısmen kabulü ile 840.000.000 TL nin 2.3.2003 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalı Nihat'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı ve davalı Sami vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve davalı-karşı davacının aracına ait tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2- Taraf tanıklarının beyanları ve bilirkişi raporlarına göre davacı-karşı davalı aracının özellikle yol kenarındaki tel örgü ve bariyerlere çarptığı sabit olduğuna göre; mahkemece uzman bilirkişiden rapor alınarak ilk çarpma nedeniyle meydana gelen hasar bedeli ile daha sonraki çarpmalar nedeniyle meydana gelen hasar bedelleri ayrı ayrı belirlenerek, ilk çarpma nedeniyle davacı aracının ön kısmında oluşan hasardan davacı-karşı davalının sorumlu olduğunu, daha sonraki çarpmalar nedeniyle oluşan zararlardan ise davalı, karşı davacı ve davalının kusur oranlarına göre sorumlu olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 8.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy