(3402 S. K. m. 9, 12, 14) (4721 S. K. m. 716)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Mehmet Koyuncu vekili ve katılan Ali Y. mirasçıları vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 112 ada 18 parsel sayılı 241.51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 132 ada 24 parsel sayılı 87615.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmişlerdir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Mehmet K. tarafından Hazine ve Kırkışla Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılmış olan tescil davası tapulama mahkemesine devir edilmiştir. Ali Y. ve Fevzi Ü. taşınmazların kök muris Mehmet'ten geldiğini ileri sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece davacı ve katılanların davalarının reddine dava konusu taşınmaların Hazine adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacı Mehmet K. vekili ve katılan Ali Y. mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların katılan Ali Yavuz mirasçıları ve Fevzi Ü.'in ortak miras bırakanları 1336 yılında ölen Hatip Mehmet Ö.'den kaldığı bilirkişi ve tanıklarca haber verilmekle beraber Hatip Mehmet Ö. terekesinin çok önceden taksim edildiğinin ve taksimde oğlu Fevzi Ü. ile kızı Gülüzar'a isabet ettiğinin toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmasına, taksimle mirasçılık ilişkisinin son bulup zilyet yararına zamanaşımı hükümlerinin işleyeceğine, katılan Fevzi'nin taşınmazdaki payını kız kardeşi Gülüzar'a devretmesine, bu durumda Ali Y. mirasçılarının da taşınmazda haklarının kalmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre katılan Ali Y. mirasçılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun aleyhindeki hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.10.YTL kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına,
2- Davacı Mehmet K.'nun temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacı adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak 100 dönümden fazla taşınmaz malın tespitinin kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davacı adına tespit edilen 137 ada 7 ve 153 ada 5 nolu parsellerin tespitleri tapu kaydına dayalı olarak yapılmış bulunmaktadır. Bunlardan 137 ada 7 nolu parsele revizyon gören tapu kaydının dayanağı tescil ilamı ile ilgili dava 1617 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 26.7.1972 tarihinden önce sonuçlanmış ve karara bağlanarak kesinleşmiştir. Buna karşın 153 ada 5 nolu parsele revizyon gören 19.4.1976 tarih 39 sıra nolu tapu kaydının dayanağı tescil ilamı ile ilgili dava da yine 1617 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce açılmış ve fakat yasanın yürürlük tarihinden sonra sonuçlandırılmış ve karara bağlanarak tapu sicili oluşturulmuştur.
Her davanın, açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre bakılıp sonuçlandırılması hukukun genel ilkelerindendir. 1617 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce bir kimsenin tek parçada belgesiz zilyetliğe dayalı olarak 100 dönüm taşınmaz mal iktisap etme olanağı olup, toplam miktar yönünden de bir sınırlama getirilmemiştir. Hal böyle olunca 153 ada 5 ve 137 ada 7 nolu parsellerin belgeli olduğunun kabulü ve 100 dönüm hesaplanmasının dışında tutulması gerekir. Her iki davaya konu 18 ve 24 nolu parsellerin yüzölçümleri toplamı 100 dönümden azdır. Bilirkişi ve tanıklar taşınmazların Hatip Mehmet Ö.'den kaldığını, ölümünden sonra çok önceleri yapılan taksimde oğlu Remzi ile davacıya satışta bulunan kızı Gülüzar'a isabet ettiğini, gerek Gülüzar'ın ve gerekse davacının zilyetliğinin iş bu tescil davasının açıldığı ve kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar 20 yılı aşkın olduğunu haber vermişlerdir. Davacıya satışta bulunan Gülüzar adına tespit edilen herhangi bir taşınmaz mal bulunmadığı merciinden bildirilmiştir. Eylemli durumda taşınmazların sınırında orman ya da mer'a bulunmamaktadır. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında mahkemece davacı Mehmet K.'nun davasının kabulüne ve taşınmazların adına tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Mehmet K.'nun temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 15.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy