(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı Ali Osman Uruk, davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 146 ada 210 parsel sayılı 396.763.72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mer'a niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Ali Osman Uruk satınalma, Ali Yağmurcu irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Davaların birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı Ali Osman Uruk davasının reddine, Ali Yağmurcu davasının kabulüne dava konusu 210 sayılı parselin 5194.89 metrekarelik (B) bölümünün Ali Yağmurcu adına tapuya tesçiline geri kalan 391.568.83 metrekarelik kısmın tesbit gibi orta mali olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Ali Osman Uruk, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın dava edilen bölümlerinden krokiye de (A) ile işaretli 2.297 metrekare yerin dört tarafının mer'a ile çevrili olması yanında taşınmaz öncesinin de mer'a olduğunun ziraatçi bilirkişi raporunda açıkça vurgulanmasına dört tarafı mer'a ile çevrili olan bir yerin öncesinin mer'a olduğunun kabulü gerekir.
Aksinin kabulü halinde mer'a bütünlüğünün bozulmasının kaçınılma olacağına eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemiyeceğine davacı Ali Yağmurcu'nun dava ettiği taşınmaz bölümünün (krokide B ile işaretli 5194.89 metrekare yerin) ise kamu orta malı niteliğinde mer'a olmadığının tesbit günü itibariyle 20 yılı aşkın süre ile Ali Yağmurcu'nun çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunun bilirkişi ve tanıklarca haber verilmesi yanında bu hususun ziraatçi bilirkişi raporuyla da doğrulanmasına bitişik 209 nolu parselin zilyedi adına tescili yolunda verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararın Ali Yağmurcu davası yönünden lehine güçlü delil oluşturacağına mahkemece bu yönler gözetilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre,
Sonuç: Yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca Hazineden harç alınmamasına, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy