(3402 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 102 ada 223 parsel sayılı 883.92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı (davalı) Ali Fikret Serim adına tespit edilmiş ve tespit kesinleştirilmiştir. Ali Fikret Serim'in taşınmazın güneyinde geçen yolun kendisine ait olduğu, hazinenin ise parselin 100 m2lik bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı iddiasıyla karşılıklı açtıkları tapu iptal ve tescil davaları görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davalıların birleştirilerek yapılan yargılama sonunda hazine davasının reddine, davacı Ali Fikret Serim davasının kabulüne, fen bilirkişisi Mustafa Çolak'ın 5.3.2004 günlü raporu ve krokisine göre dava konusu 223 sayılı parselin 1063.87 metrekare olarak adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davaca davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın fen bilirkişisi Mustafa Çolak tarafından düzenlenen 5.3.2004 günlü krokide A harfi ile işaretli 130.10 metrekarelik bölümünün Hazinenin tarafı bulunduğu tescil ilamı ve krokisi kapsamında kaldığının keşif ve uygulama ile saptanmasına, kesin hüküm kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözönünde bulundurulacağından yazılı olduğu üzere sözü edilen yerin davacı Ali Fikret Serin adına tesciline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemesine ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE,
2- Taşınmazın aynı krokide kırmızı renkle boyalı 179.95 metrekarelik bölümüne gelince; kadastro sırasında taşınmaz yol olarak paftasında gösterilmek suretiyle tesbit edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 27/1. maddesinde kadastro mahkemesinin görevinin taşınmaz malla ilgili olarak kadastro tutanağının düzenlendiği tarihten başlayacağı öngörülmüştür. 179.95 metrekarelik bölümle ilgili kadastro tutanağı düzenlenmediğine göre bu yerle ilgili uyuşmazlığın çözüm yeri kadastro mahkemesi olmayıp genel mahkemelerdir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olmakla mahkemece re'sen (kendiliğinden) nazara alınması gerekir. Bu durumda anılan yerle ilgili davanın görev yönünden reddine, usulün 27. maddesi uyarınca dosyanın görevli ve yetkili Datça Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken bu yönler gözardı edilerek işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı-davalı Hazinenin temyiz bu yönden yerindedir. Kabulü ile taşınmazın 179.95 metrekarelik bölümüne hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy