17. Hukuk Dairesi 2006/1440 E., 2006/2332 K. TESPİTE İTİRAZ DAVASI
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda:
Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar S... ve N…
….. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 196 parsel sayılı 49600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle C...., N...., M..... adlarına tespit edilmiştir.
Davacılar S... ve N..... Kadıgil dava konusu taşınmazın 136.500 metrekare yüzölçümünde olduğuna ve 1/2 sinin kendilerine ait bulunduğuna, irsen intikal, taksim ilamı ve krokisine dayanarak dava açmışlar, bu dava sonuçlanmadan 2859 sayılı Yasa gereğince yenileme kadastrosu yapılmış, dava taşınmazın yüzölçümü 51211 metrekare olarak düzeltilmiş, 1965/48 esas sayılı dosyada miktar yönüyle dava konusu edildiği belirtilerek sınırları kesinleştirilmeyerek davalı olarak bırakılmış, davacılar yine aynı sebeplere dayanarak yenileme kadastrosuna da itiraz etmişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine, dava konusu 196 parselin yenileme tespiti gibi 51.211 metrekare olarak davalılar C...., N...., M..... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar S... ve N..... Kadıgil tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında davaya konu edilen 196 parsel numaralı taşınmaz tapu kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak davalılar adına tesbit edilmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmazla bitişik 244 nolu parselin daha önce taksim davasına konu edildiğini ve verilen karar üzerine adlarına tapu oluşturulduğunu, ne varki kadastro sırasında adlarına herhangi bir tesbit işleminin yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydı kapsamı olan yerlerinin belirlenerek adlarına tescilini istemişlerdir. Taksim ilamına dayalı olarak davacılardan S... adına 21.3.1950 tarih 60, N..... adına 21.3.1950 tarih 62 ve ilamın taraflarından olan K.... adına da 4.4.1946 tarih 13 sıra nolu tapu kaydı oluşturulmuş bilahare K.... 'nin E....'e satışı, E....'in de davalılara kayden satışı sonucu davalılar adına 1.11.1949 tarih 2 nolu tapu kaydı oluşturulmuştur. 4.4.1946 tarih 13 nolu tapu kaydının miktarı 68250 metrekare, davacıların tapu kayıtları miktarı ise 34125'er metrekaredir.
Davacılar bu tapu kayıtlarına dayanarak tapu kapsamları olan yerlerini istemektedirler.
Davacılar tapu muhtevası olan yerin adlarına tescilini istediklerine göre davalarının tüm komşu parsellere ve maliklerine yönelik olduğunun kabulü gerekir.
Davacıların komşu parsellerden 168, 141 ve 229 nolu parsellere yönelik olarak açmış olduğu davaların reddine karar verilmiş ve verilen kararlar kesinleşmiş ise de bitişik 244, 228, 230, 322, 232, 233, 321, 235 nolu parsellerin halen davalı oldukları getirtilen tutanaklarının incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Davacıların sözü edilen parsellerle ilgili davaların tarafı olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda yukarıda parsel numaraları bildirilen taşınmazların tesbit maliklerinin davaya katılımı sağlanıp, taraf teşkilinden sonra iddia ve savunma doğrultusunda gösterilecek deliller toplanıp hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken bu yönlerin gözardı edilmiş olması doğru değildir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez.
O halde, Mart 306 daimi tarih 151 ilâ 208 nolu kök tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren intikalleri ve varsa haritalarıyla birlikte olduğunda yerel tapu sicil müdürlüğünden, olmadığı takdirde kayıt örnekleri eklenerek tapu kadastro genel müdürlüğü arşiv dairesi başkanlığından getirtilmeli, davacılardan komşu 228, 230, 232, 233, 235, 244, 321 ve 322 nolu parsellere yönelik bir isteği ve davası olup olmadığı açıkça sorulup beyanları imzaları ile belgelendirilmeli, dava ettiklerini bildirmeleri durumunda her bir parselin tesbit malikinin davaya katılımı sağlanmalı, taraf teşkilinden sonra dahili dava edilecek davalılardan davaya karşı diyecekleri sorulup delillerini bildirmeleri için önel verilmeli, taraflardan taşınmazları ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra tüm tesbit bilirkişileri ile taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak gerek tarafların dayandıkları tapu kayıtları, taksim ilamı ve krokisi ve gerekse kök tapu kayıtları mahallini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanarak aidiyet ve kapsamları belirlenmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, uyuşmazlığın ortak sınıra ilişkin olması halinde bilirkişi ve tanıklardan ortak sınırın nereden geçtiği somut verilere dayalı olarak arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye işaret ettirilmeli, davacıların 244 nolu parselle ilgili açmış oldukları davanın halen derdest bulunması halinde söz konusu yerin dahi taksim ilamına ve kök tapu kaydına konu olan yerlerden olduğu gözetilerek birisi hakkında verilecek kararın diğerinin de esasını etkilemesi kaçınılmaz olacağından usulün 45. maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği düşünülmeli, 141, 168 ve 229 komşu parseller hakkında verilip kesinleşen kararlar delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, bitişik 244 nolu parsele batı yönden sınır teşkil eden 245 nolu parsel hakkında açılmış ve sonuçlanmış bir dava varsa verilen kararın kesinleşme şerhini içeren bir örneği getirtilerek keza değerlendirmede ve uygulamada gözönünde bulundurulmalı, davacıların dayandıkları tapuların kapsamları olan yerlerin komşu parseller içerisinde kalmadığının kesin olarak saptanması durumunda davacıların kök tapu kayıtlarına göre de paydaş oldukları dikkate alınarak taşınmazda davacıların kök tapudan gelen paylarının bulunduğu gözönünde bulundurulmalı, fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacılar S.... ve N..... Kadıgil'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.3.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy