(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Emre vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Emre'ye ait sevk ve idaresindeki 35...01644 plakalı aracıyla müvekkiline ait 35...88 plakalı aracına çarptığını belirterek hasar, değer kaybı ve ulaşım gideri olarak toplam 5.925.851.000 TL'si tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle 319.000.000 TL'si tespit ve vekalet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı Emre vekili, kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini, araçta 150,00 YTL'si hasar oluştuğunu belirterek 150,00 YTL tazminatı kabul ettiklerini, bakiye zarar yönünden davanın reddini savunmuştur.
Davalı A. Sigorta A. Ş vekili, poliçe limitinin 2.750.00 YTL. si olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 2.547.06 YTL. si tazminatın olay tarihinden, davalı A. Sigorta A.Ş'nin sorumluluk limiti 2.071.56 YTL. si olarak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Emre vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı, davacı ve davalı tanığı Osman'ın ifadeleri de kaza anında davacıya fasılalı kırmızı, davalıya fasılalı sarı ışık yandığı bildirilmiştir. Taraf beyanları birbirine uygunluk arz etmektedir. Büyükşehir Belediye Başkanlığının 21.06.2005 tarihli cevabı yazısında ise sinyalizasyonla ilgili farklı bilgi verilmiştir. Açıklanan çelişkinin giderilmesi için olay tarihinde kaza yeri kavşakta hangi yöne kırmızı, hangi yöne sarı ışık yandığının belediyeden sorulması, gerekir. Bu noksanlık giderilmeden kusur oranlarının belirlenmesi doğru değildir.
2- Kabule göre de;
Davacı taraf, tazminata KDV istenmediği halde 18.03. 2005 tarihli bilirkişi raporu da hesaplanan KDV'ye hükmedilmesi doğru değildir. HUMK'nın 74. maddesi gereğince mahkeme taleple bağlı kalarak hüküm kurmak zorundadır.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 12.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy