(1086 S. K. m. 9, 10, 21) (2918 S. K. m. 110) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı olan davalıya ait aracın, alkollü olarak kullanımı sırasında meydana gelen kazada, zarar gören dava dışı araç sahiplerine poliçe kapsamında toplam 4.244.00 YTL tazminat ödendiğini belirterek, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. maddesi uyarınca, bu miktarın ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, süresi içinde yetki itirazında bulunarak, ikametgahı ve kazanın meydana geldiği yer olan Gaziantep Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, HUMK.nun 10. maddesi uyarınca yetki itirazı reddedilerek, davanın kısmen kabulüne, 3.730.00 YTLnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının yetki itirazı reddedilerek esasa ilişkin karar verilmiştir.
Zarar sorumlularına karşı ödemede bulunan ZMSS'nı yapan sigortacının, kendi akidi olan sigorta ettirene veya halefiyet ilkesi uyarınca üçüncü kişilere karşı açacakları rücu davalarında, yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesinde düzenlenmemiştir. Bu nedenle, bu tür davalarda yetkili mahkeme HUMK'nun genel yetki kuralları çerçevesinde tesbit edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.05.2004 gün ve 2005/11- 543 Esas, 2005/590 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Somut olayda, davacı sigorta, kendi sigortalısına karşı rücu davası açmış olup davalı süresinde yetki itirazında bulunmuştur. Bu durumda, HUMK'nun 9 ve 21. maddesine göre yetkili mahkeme Gaziantep Mahkemeleri olup, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, yetki itirazının reddiyle esasa ilişkin hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy