(6183 S. K. m. 24, 27, 30, 35, Mük. m. 35) (213 S. K. m. 10) (6762 S. K. m. 317)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu Sabah Yayıncılık A.Ş. tarafından baskıya hazırlanan ve Bilgin Yayıncılık A.Ş.'nin imtiyaz hakkına sahip bulunduğu Sabah, Sabahla Günaydın, Sabah Pazar, Sabah Cumartesi, Takvim, Fotomaç, Şok gazetelerinin yayın patent, faydalı model, marka tanıtım işaretleri gibi sınai mülkiyet hakları ile reklam satış ve yayınlama haklarının imtiyaz sahibi Bilgin Yayıncılık A.Ş. tarafından 6.9.2002 tarihli marka inhisarı Lisans Sözleşmesi ve 1.10.2002 tarihli Münhasır Yayıncılık ve Marka Lisans Sözleşmesi ile davalı Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık San. Ve Tic. A.Ş.'ne devredildiğini, bu devirlerin davalı borçlu Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin kesinleşen vergi borçlarının tahsilini engellemek amacıyla yapıldığını belirterek 6.9.2002 ve 1.10.2002 tarihli sözleşmelerinin iptaline tahakkuk eden reklam gelirleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı Sabah Yayıncılık A.Ş. vekili, tasarruf konusu sınai hakların borçluya değil, davalı Bilgin Yayıncılık A.Ş.'ne ait olduğunu, taraf olmadıkları bir sözleşmenin dava konusu yapılamayacağını, dava konusu sözleşmelerin Bilgin Yayıncılık A.Ş.'nin TMSF ve diğer amme alacaklarının ödenmesi amacıyla TMSF'nin onayıyla yapıldığını, davacı tarafından haczedilen malların borcu karşılamaya yeterli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Bilgin Yayıncılık A.Ş. vekili, işbölümü itirazi nedeniyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunu, borçlu Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin iptali istenen sözleşmenin tarafı olmadığını Sabah Gazetesi isim hakkının vergi borcu bulunan Saban Yayıncılık A.Ş.'ne ait olmayıp müvekkili Bilgin Yayıncılık A.Ş.'ye ait olduğunu isim hakkına ilişkin yayın-lisans sözleşmesinin Bilgin yayıncılık A.Ş. ile davalı Merkez Gazete arasında yapıldığını, sabah gazetesinin borçlu şirket ile ilgisi olmadığını, sözleşmenin ivazla ve TMSF'nin onayıyla yapıldığını, aynı konuda açılan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1727 Esas sayılı davasının reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık San. Tic. A.Ş. vekili, Taraftar, Fotomaç ve Şok Gazetelerinin müvekkili şirket tarafından yayınlanmadığından talebin bu gazetelere ilişkin kısmının dayanağı olmadığını, sabah. Sabahla Günaydın, Sabah Pazar, Sabah Cumartesi, Takvim gazetelerinin imtiyaz haklarının ise vergi borçlusu Sabah Yayıncılık A.Ş.'ne ait olmayıp vergi borcu bulunmayan Bilgin Yayıncılık A.Ş.'ne ait olduğunu, iptali istenen sözleşmenin borçlu ile değil, Bilgin Yayıncılık A.Ş. ile yapıldığını ve TMSF tarafından onaylandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davacı tarafından davalı borçlu Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin borcunu karşılamaya yeter derecede haciz işlemi yapıldığı, iptali istenen 6.9.2002 ve 1.10.2002 tarihli tasarruf işlemleri Bilgin Yayıncılık A.Ş. ile Merkez Gazete A.Ş. arasında düzenlenmiş olup vergi borçlusu Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin bu işlemlerde taraf olmadığı gibi söz konusu işlemlerle borçlu şirkete ait herhangi bir mal varlığı unsurunun da Merkez Gazete A.Ş.'ne devir ve temlik edilmediği, sadece Sabah Gazetesinin isim hakkının davalı Merkez Gazete A.Ş. tarafından lisans ücreti karşılığında kullanılması devredilmekte olup davacı idarenin alınacak lisans ücreti üzerinden 6183 sayılı yasa gereğince alacağını takip ve tahsil imkanı olduğu davalı şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip olup şirket ortakları ve faaliyet alanlarının değişik olduğu, iptale konu tasarrufta vergi borçlusu Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin taraf olmadığı, tasarrufun TMSF'nin belirlediği esas ve usuller çerçevesinde ve muvafakati ile gerçekleştirildiği bu durumda kamu borçlusu Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin malvarlığına dahil olduğu şüphesiz olan isim hakkının imtiyaz sahibi Bilgin Yayıncılık A.Ş. tarafından davalı Merkez Gazete A.Ş. 'ye muvazaalı olarak devredildiğini söylemek mümkün olmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı AATÜHK'nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yasanın 27 ve 30. maddelerinde borcun doğumundan sonra borçlu tarafından yapılan tasarrufların iptal edilebilmesi için borçlunun malının bulunmaması veya borca yetmemesi veya süresinde mal beyanında bulunmaması gerektiği hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 4108 sayılı Yasanın 11. maddesiyle değişen mükerrer 35. maddesi gereğince ... Tüzel kişilerle, küçüklerin ve kısıtlıların... Mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemiyeceği anlaşılan alacaklarının kanuni temsilcinin şahsi mal varlığından tahsil edileceği... 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3505 sayılı yasanın 2. maddesiyle değişik 10/2 maddesinde de tüzel kişiler ile küçüklerin... Vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği bu ödevlerini yerine getirmemeleri halinde tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödemeleri yerine getirmeyenlerin malvarlıklarından alınacağı hükmüne yer verilmiştir Öte yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 317 maddesi uyarınca bir anonim şirketin temsil ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak yetkili yönetim kurulunca yerine getireceği hükme bağlanmıştır.
Sonuç: Somut olayda vergi borçlusu Sabah Yayıncılık A.Ş. olup icra takibi adı geçen borçlu aleyhine yapılmıştır. 13.6.2001, 23.7.2001, 6.2.2003 tarihli haciz tutanaklarından borçlunun borcu karşılamaya yetecek oranda malının haczedildiği ancak satış işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde. 6183 sayılı yasanın 27 ve 30. maddelerinde belirtildiği şekilde borçlunun malının bulunmaması veya borca yetmemesi şartının varlığından söz edilemez. İptali istenen tasarruf borçlu şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan Bilgin Yayıncılık A.Ş. adına Dinç Bilgin tarafından yapılmıştır. Bilgin Yayıncılık A.Ş. ve Dinç Bilgin aleyhine 6183 sayılı yasanın 35. maddesi, 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 10/2 maddesi ve TTK'nun 317. maddeleri gereğince yapılmış bir icra takibi olmadığından anılan maddeler gereğince borçlu şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan Bilgin Yayıncılık A.Ş. ve Dinç Bilgin'in sorumluluğundan bahsetmekte mümkün değildir. Mevcut delillere göre 6183 sayılı yasanın 27, 30 ve 35 maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10/2, Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddelerinde belirtilen dava koşulları oluşmadığından bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmesi sonucu itibariyle doğru görüldüğünden davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, 20.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy