Davacı ... ile davalı ... arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.07.2008 gün ve 2007/303-2008/305 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.04.2009 gün ve 2008/4448-2009/2481 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya incelendi,gereği düşünüldü;
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu müvekkiline ait aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkili tarafından zarar görene 26.450,00 TL ödendiğini, ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ancak destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan asıl alacağı davalıdan talep edebileceği, ihbar ve temerrüdü olmadığı için işlemiş faizi isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar onanmış, bu kez davacı vekili kararın düzeltilmesini istemiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta sözleşmesine dayalı, sigortalının üçüncü kişiye ödediği tazminatın kendi sigortacısından rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketinin sorumluluğu, asıl alacak bakımından poliçe limiti ile sınırlı olarak ve kendi temerrüdüne göre belirlenecektir. Mahkemece, kaza tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faizin, sigortadan
2009/7484
2010/11371
talep edilemeyeceği, ancak asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile rücuan talep edilebileceğine karar verilmiştir. Oysa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 v.d maddeleri uyarınca, sigorta ettiren davacının, sigorta şirketine karşı rücu davası açması mümkündür. Davalının temerrüdünün ise, davacının aleyhine açılan tazminat davasını davalı ... şirketine ihbar ettiğinin ve ihbar dilekçesinin 03.02.2005 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılmış olmasına göre, bu tarih dikkate alınarak belirlenmesi, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizden de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması ve hükmün dairemizce onanması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.04.2009 gün ve 2008/4448 Esas-2009/2481 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, tashihi karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.