17. Hukuk Dairesi 2009/8022 E., 2009/6740 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması so-nunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar M.Ali, Zeki ve Cumhur tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan M.Ali'nin müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece taşınmazların tapuda gösterilen satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne, davalı M.Ali'nin diğer davalılara yaptığı satışların iptaline karar verilmiş, hüküm davalılardan M.Ali, Zeki ve Cumhur tarafından temyiz edilmiştir.
1)
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının ge
rekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya
aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar davalılardan Cumhur, borçlu ile
doğrudan hukuki işlem yapan 3. kişi olmayıp, taşınmazı borçludan satın alan
davalı Talih'ten satın alan 4. kişi konumunda olup, taşınmazların tapuda
gösterilen satış bedeli ile gerçek değerleri arasındaki fahiş fark bulunması
davalı Cumhur yönünden tek başına tasarrufun iptaline karar verilmesi için
yeterli neden değil ise de, davalı Cumhur'un davaya konu edilen bir kısım
taşınmazların satışı sırasında borçlu davalının vekili olarak işlem yapması ve
tüm dosya kapsamından borçlu davalının mali durumu ile alacaklılara zarar
verme kastını bilebilecek kişilerden olmasının anlaşılmasına ve kararda yazılı
diğer gerekçelere göre davalılardan M.Ali ve Cumhur'un tüm temyiz iti
razlarının reddine,
2)
Davalılardan Zeki'nin temyiz itirazlarına gelince; davalılardan Zeki,
doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişi değil, tasarrufun iptali
istenen taşınmazları üçüncü kişi davalı Osman'dan 12.07.2000 tarihinde satın
alan dördüncü kişidir. Bu davalı hakkındaki davanın kabul edilip lehine yapılan
tasarrufun iptal edilebilmesi, ancak kötü niyetli olduğunun kanıtlanması
durumunda mümkündür. Davalı Zeki'nin kötü niyeti davacı alacaklı tarafından ispat edilemediğinden hakkındaki davanın reddi gerekir. Bu durumda İİY'nin 283. maddesine göre davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak mahkemece davalı üçüncü kişi Osman'ın taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında (takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere) tazminat ödemesine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davalılardan Zeki yönünden de davanın yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalılardan M.Ali ve Cumhur'un temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile aleyhterindeki hükmün (ONANMASINA), davalılardan Zeki'nin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne ve aleyhindeki hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Zeki'ye geri verilmesine, 26.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.