(6762 S. K. m. 1282) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.1. Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ilişkin aracın maddi hasarla sonuçlanan trafik kazasına karıştığını, araçta meydana gelen hasarın tespiti için Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/50 Değişik iş s. dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, ayrıca davalı şirketin ekspertiz incelemesi yaptığını, ancak hasar bedelini ödemediğini belirterek, 4.331, 46 TL'nın temerrüt gününden işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili hasar ihbarını takiben Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.1.5. maddesi hükümü uyarınca kazanın oluş şeklini, hasar ve tazminatın belirlenmesini ve poliçe teminat kapsamı açısından değerlendirmenin yapılmasını sağlayacak bilgi ve belgelerin sigortalıdan talep edildiğini, sigortalının bunları ibraz edemediğini bu sebeple işlem yapılamadığını, sigortalının ibrazı zorunlu belgeleri temin ve ibraz etme yükümlülüğüne uymadığını, kazanın olduğunu ve sürücünün alkollü olup olmadığını tespite yarayan hiçbir belge olmadığını, tek taraflı olarak yaptırılan tespit bilirkişi raporunun müvekkilini bağlamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1. maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK'nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı kanunun 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ait iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği biçimde değilde, sigortacının iddia ettiği biçimde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; olay sonrasında kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş, sürücünün alkol kontrolü yapılmamıştır. Araç sürücüsü A. Y. aynı tarih Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/50 Değişik iş s. tespit dosyasında araç üzerinde inceleme yaptırmış ve araçta meydana gelen hasar yönünden uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Sürücü beyanına göre olay yerine gelen trafik görevlileri dahil hiçbir yetkili alkol raporu alınması gerektiğini söylemediğinden rapor alınması cihetine gidilmemiştir. Yine sürücünün olay anında yanında bulunduğu ve olayın oluş şekli hakkında dinlenmesi istenilen davacı tanığı R. B.'ın dinlenmesi talebi mahkemece reddedilerek davacı tarafın davasını ispat etme hakkı kısıtlanmıştır.
Kaldı ki, olayın davalı şirkete ihbarı üzerine düzenlenen 30.1.2007 günlü ekspertiz raporunda dahi mahallinde inceleme yapıldığı, bariyer yüksekliği, yoldaki eğim, araçtaki hasar şekli ve izleri karşılaştırıldığında hasar hakkında olumsuz kanaat oluşmadığı, hasarın yeni olduğu belirtilmiştir.
Bu halde mahkemece davacı tarafından bildirilen tanığın dinlenmesi, daha sonra konusunda uzman bilirkişi yada bilirkişi kurulundan sürücü ve tanığın oluş şekli hakkındaki beyanları tespit raporu ekspertiz raporu ve bütün dosya kapsamı birlikte gözetilerek iddia edildiği biçimde meydana gelen kazada bu hasarın oluşup oluşmayacağı, oluş şekli ile hasarın uygun olup olmadığı hususlarında rapor aldırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kaza tutanağı ve alkol raporu ibraz edilmemesi sebebiyle hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı anlaşılamadığından davacının kendi yükümlülüğünü yerine getirmeden davalı şirketten hasarın tazminini isteyemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı Dünya Pazarlama Dağıtım Tic. AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy