MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin yaralandığını ve daha sonrada öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacılar için 5.000'er TL manevi ve 10 TL tedavi gideri ve (ölüm ile kaza arasında illiyet bağı tespit edilmesi halinde) destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte (sigorta sadece maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile tedavi gideri istemini bilirkişi raporu doğrultusunda 9.262,67 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacılar için 2.315'er TL'den toplam 9.260 TL tedavi gideri, 1.500'er TL'den toplam 6.000 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti dahilinde ve 12.6.2001 tarihinden işleyecek
faizden sorumlu olarak), fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre , davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır.Kaza 23.2.2001 tarihinde meydana gelmiş olduğuna göre, 15.6.2009 olan ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık uzamış zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu ve davalıların süresindeki zamanaşımı defi dikkate alınarak ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
3- HUMK’unun 275. maddesi gereği, Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Tıp konusunda uzmanlığı olmayan Avukattan yaralanma ve tedavi giderlerinin tespiti hususunda rapor alınması hatalı olmuştur.
4- Davacılar vekili dava dilekçesi ile tedavi gideri ve destek tazminatı olarak 10 tl maddi tazminat isteminde bulunmuştur.Mahkemece bu talebin ne kadarının destek zararı, ne kadarının tedavi giderine yönelik olduğu açıklattırılmadan ve ayrıca davalı ... tarafından ödenen ve belgesi ibraz edilen 300 TL tedavi giderinin de dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekille-
rinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 13.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy