(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 20) (7201 S. K. m. 35)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu pert total olduğunu belirterek, sigortalıya ödenen 20.000.00 TLndan, 6.500.00 TL sovtaj bedeli ve 5.750.00 TL trafik sigortası ödemesinin mahsubuyla kalan 7.750.00 TLnın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı M. Ö. vekili, müvekkilinin aracını, kazadan önce diğer davalıya haricen satarak teslim ettiğini, işleten olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı H. A., duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı M. Ö.in trafikte adına kayıtlı aracı kazadan önce diğer davalıya haricen satarak zilyetliğini devrettiği ve işleten sıfatının bulunmadığı, bu hususun tanık beyanıyla doğrulandığı gerekçesiyle, hakkındaki davanın reddine, davalı H. A. aleyhindeki davanın kabulü ile, 7.750.00 TLnın, 03.11.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Dava dilekçesi davalı H. A. adına, kaza tespit tutanağında yazılı Yeni Mah. Güvercin Sok. No: 5 Vezirköprü/Samsun adresine tebliğe çıkarılmış, gösterilen adreste ikamet etmediğinden iade edilmiştir. Bilahare, zabıta araştırması ve Nüfus Müdürlüğünden tespit edilen Fevzi Paşa Mah. Güveniş Cad. No: 39/4 Çerkezköy/Tekirdağ adresine çıkarılan tebligat da ismen tanınmadığından ve muhtarlık kayıtlarında rastlanmadığından iade edilmiş, bu kez aynı adrese TK.nun 35 inci maddesine göre dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Mahkemece, aleyhine hüküm kurulan davalı H. A.a yapılan tebligatlar usulsüz olup, taraf teşkili resen gözetilmelidir.
O halde, davalı H. A. adına ilanen tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2 - Kabule göre:
Dava, TTK.nun 1301 inci maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 20/d maddesi uyarınca, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri noterlerce yapılır. Anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, haricen satışla işleten sıfatının devredildiğinin kabulü mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davalı M. Ö.in malik ve işleten sıfatı bulunduğundan, bu davalı yönünden de işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, tanık beyanına göre, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy