MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı trafik kazası sonucu ağır hasara uğradığını, davalının hasar bedelini aracın kiralık konut olarak kullanıldığı gerekçesiyle ödemekten kaçındığını belirterek, aracın hurda bedeli düşüldükten sonra fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere hasar, otopark ve çekme bedelleri toplamı 11.234,75 TL'nin 27.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, .aracın özel amaç için değil, kiralık araç olarak kullanıldığını belirtip, hasara ve faize itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın 30.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2010/1317
2010/10757
2.Dava, kasko sigortası sözleşmesinde kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.1. maddesine göre, sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmekle yükümlüdür. Bu nedenle, davalı ... şirketi, sigortalının ihbar tarihinden itibaren 15 gün sonra temerrüde düşer. Mahkemece hükmedilen tazminat yönünden, rizikonun gerçekleştiğinin kasko sigorta şirketine ihbar edildiği 29.04.2008 tarihinden sonra 15 gün geçmekle davalının temerrüdünün gerçekleştiği 14.05.2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde 30.04.2008 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle hüküm kurulması doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı . vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki “30.04.2008” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “14.05.2008” ibaresinin yazılmasına ve hükmün davalı taraf yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 405,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.