MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,davalının müvekkiline ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğunu, davalının üçüncü şahsa ödeme yaptıktan sonra müvekkili hakkında rücu davası açtığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar kesinleşmeden davalı tarafından icra takibi yapıldığını ve müvekkili tarafından 4.500 TL. ödeme yapıldığını, ancak verilen kararın temyiz edilmesi üzerine kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu ve bozma üzerin verilen kararda ise davanın reddine karar verildiğini, müvekkili tarafında sigorta şirketine ödenen 4.500 TL.nin geri ödenmediğini, bu miktarın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından yapılan icra takibinin müvekkili tarafından açılan rücu davasını kesinleşmesi beklemeden başlatıldığını, takibin süresinden önce yapıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile Malatya 1. İcra Müd. 2008/4037 sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.500 TL. asıl alacak yönünden iptaline,takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olduğunu, davalının üçüncü şahsa ödeme yaptıktan sonra poliçe şartlarına aykırılık nedeniyle müvekkili hakkında Malatya 1 Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/921 E-816K. Sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, davalının karar kesinleşmeden Beyoğlu 2. icra Müdürlüğü’nün 2006/17238 sayılı dosya ile icra takibi yaptığını, müvekkilinin de alacağı icra dosyasına yatırdığını, kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine ödediği miktarı sigorta şirketinden geri almak için Malatya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4037 sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını ancak davalının itiraz ettiğini belirtmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 40/2.maddesinde bir ilâm hükmü icra edildikten sonra nakzedilipte aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunacağı düzenlenmiştir.
Bu hale göre, Malatya 1 Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/921 Esas sayılı dosyasında verilen kısmen kabul kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine mahkemece davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla; davacının ödeme yaptığı icra dosyasından İİK. 40. madde hükümlerine göre haksız olarak ödediği miktarı geri alması gerekirken, icra takibi yapmasında ve itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy