MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı ... adına trafikte kayıtlı aracın davalı sürücü yönetiminde olduğu sırada karıştığı trafik kazasında 3.kişilerin araçlarının hasarlandığını, zarar gören araçlar için toplam 5.677 TL hasar bedelinin ödendiğini, davalı sürücünün olay anında alkollü olduğunu ve olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini, davalı aleyhine Konya 2.İcra Müdürlüğünün 2007/14387 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kusur oranını, hasar miktarını kabul etmediğini, olay anında alkollü olmadığını, olaydan sonra alkol aldığını, alacak likit olmadığından inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, diğer araçların hatalı park edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının Konya 2.İcra Müdürlüğünün 2007/14387 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 31.8.2007 tarihinden itibaren yıllık %29'u geçmemek kaydı ile yasal faiz işletilmek suretiyle 5.677 TL üzerinden devamına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ZMMS sözleşmesine dayanılarak TTK'nun 1301.maddesine göre açılan, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
ZMMS'da sigortacının sahip olduğu rücu hakkı 2918 sayılı KTK'nun 95/2.maddesinde genel olarak düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu düzenlemeye göre, anılan maddenin ilk fıkrasında belirtilen ve sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller, sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır.
Sigortacı ile sigortalı arasındaki akti ilişkinin koşullarını oluşturan ZMMS poliçesi genel şartlarının tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller başlıklı 4/D maddesinde tazminatı meydana getiren olayın, aynı maddede sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart, esasen KTK'nun 95.maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Dava konusu olayda davacı sigortacının şartlarının varlığı halinde dava dışı sigorta ettirene (sigortalıya) rücu etmesi mümkün ise de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, mevcut düzenlemeler uyarınca akidi olmayan davalı sürücüye yönelmesi mümkün değildir. Dosya içinde mevcut ZMMS poliçesi gereğince, davacının akiti sigortalı ... olup, davalı ... sigortalı aracın sürücüsüdür.
Bu durumda mahkemece, davalı sürücü ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 8.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.