MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda destekten yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketinin müvekkillerine asıl alacak ve temerrüt fazinin geç ödenmiş olması nedeniyle B.K'nun 105.maddesi uyarınca munzam zarar oluştuğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ödeme yaparak borcunun sona erdiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 17.823,09 TL üzerinden devamına, 7.459,17 TL'ye 30.06.2006 tarihinden avans faizi uygulanmasına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, B.K'nun 105. maddesinden kaynaklanan munzam zarar tazmini istemine ilişkindir. Yasa uyarınca, alacaklının geçmiş günler faiziyle karşılanamayan zararlarını, borçlu kusurlu olmadığını ispat edemedikçe tazmine yükümlüdür. Borcun kaynağı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, davalı sigorta şirketi mahkeme ilamı ile belirlenen ve kesinleşmiş tazminat tutarını icra takibi sırasında ödemiş ancak davacı tarafından tazminatın geç ödenmesi nedeni ile geçmiş günler faizi ile karşılanmayan zararı olduğu ileri sürülmüştür.
Uyuşmazlık, davacının geçmiş günler faizinden fazla zararının varlığını somut delillerle ispat etmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
Alacaklı B.K'nun 103. maddesi uyarınca borcun geç ödenmesinden kaynaklanan geçmiş günler faizini zararın varlığını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın talep edebilir. ... zararda ise geçmiş günler faizi ile karşılanamayan bir zararı olduğunu kanıtlamak zorundadır. 103. madde ile geçmiş günler faizinin nasıl belirleneceği düzenlenmiş iken 105. maddede buna ilişkin bir düzenlemenin yer almamış olması da davacının zarara uğradığını kanıtlama yükünde olduğu göstermektedir. Salt ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar munzam zararın kanıtı olarak kabul edilemez. O halde davacının munzam zararını genel ekonomik olumsuzluklar dışında, somut vakıalarla kanıtlaması gerekir. Ancak somut zararın kanıtlanması halinde ekonomik veriler dikkate alınarak zarar miktarı belirlenebilir. (HGK'nun 31.10.2007 2007/701-800 Esas, 798 Karar) Davacı somut olarak zarara uğradığına ilişkin herhangi bir iddia ve kanıt sunmamış olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 1.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.