MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki kendisine asaleten çocuklarına velayeten davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.6.2010 Salı günü davacı ... AŞ vekili Avukat ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılar murisine ait, davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğünü, mirasçılarına poliçe limiti dahilinde 40.000 TL. tazminat ödendiğini,sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak kaza yapmış olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 40.000 TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacılar murisinin alkollü olmadığını,alkol tespitinin yapılmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının üçüncü şahsa ödediği tazminatı sigortalısından rücuen talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulü İle; 40.000 TL. tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4 .maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zara görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Taraflar arasında geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe genel şartlarının B.4.d) maddesinde Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği Kabul edilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında herhangi bir sınırdan sözedilmeksizin sigortalının veya sürücüsünün alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından dolayı olayın meydana gelmiş olması halinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği öngörülmüştür. Bu hale göre mahkemece, nöroloji uzmanı doktor ve trafik uzmanı kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, olayın meydana geliş şekli, yol durumu,yolun sert viraj, eğimli oluşunun kazaya etkisi, ve alkolden başka kazaya etkili olan başka hususların olup olmadığı kazanın, münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisinden ileri gelip gelmediği tesbit ettirilmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı ... şirketi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası nedeniyle üçüncü şahsa ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep ettiğine göre ödeme tarihi itibariyle üçüncü şahsa ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için aktüerya uzmanından rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde rapor tarihi itibariyle belirlenen miktarın esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 15.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.