MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, davalı ... şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinden ... ve ...'nın çocukarı, diğer davacıların kardeşi olan ... 'ın davalıların işleteni-sürücüsü, trafik ve bileşik kasko sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucuda hayatını kaybettiğini ileri sürerek, asıl dava ve birleştirilen davada davacı kardeşlerin her birisi için 1.000,00 TL ve ıslah dilekçesi ile davacı anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 26.082,27 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile topam 95.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne davacı anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 26.082,27 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile topam 55.500,00 TL manevi tazminatın
davalılardan sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı ... şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme ilamı, davalı ... vekiline 11.02.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup, karar davalı vekili tarafından HUMK`nun 432/1 nci madde hükmünde yazılı 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 01.03.2010 günü temyiz edilmiştir. 1.3.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davalı ... şirketi kazaya neden olan aracın trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Maddi tazminat yönünden hükmedilen tazminat tutarı sigorta poliçesi limiti kapsamında kaldığı halde, manevi tazminat yönünden hükmedilen tazminat tutarı manevi tazminat için belirlenen sigorta limitini aşmaktadır. Bu durumda sigorta şirketi aleyhine hükmedilen manevi tazminat tutarı üzerinden belirlenen vekalet ücreti, harç ve yargılama giderinin, sigorta limitinin hükmedilen manevi tazminata oranı dahilinde belirlenmesi gerekirken, tamamı üzerinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının
kabulü ile hükmün, ll. Bölümünün 5. bendinden sonra gelmek üzere, “davalı ... şirketi 50.000,00 TL'nin hükmedilen 55.500,00 TL'ye oranına göre sorumlu olmak üzere” ibaresinin ve lV. Bölümün sonuna gelmek üzere “davalı ... şirketi 5.516,88 TL'den sorumlu olmak üzere” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 841,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 8.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.