MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından Bandırma 1.İcra Müdürlüğünün 2009/3148 Esas sayılı dosyasından, davalı borçlu aleyhine yapılan takipte, 06.7.2008 tarinde haricen satın aldığı ve borçlu ile ilgisi olmayan ... plakalı araç üzerine haciz konulduğunu, oysa; aracı tescil maliki olmayan dava dışı kişiden noter satışı daha sonra yapılmak üzere takas yolu ile satın aldığını, aracı aldığı kişinin öldüğünü, tescil maliki olan borçlunun aracın devrini vermediğini ileri sürerek, araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, bilahare, yargılama sırasında dava konusu aracın 27.8.2009 tarihli noter satış sözleşmesi ile satın aldığını belirtmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacı 3.kişi tarafından dava konusu aracın 11.5.2009 tarihinde konulan hacizden önce sözleşme ile satın alındığı iddia edilmiş ise de, 2918 Sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca, tescil edilmiş
araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterlerce yapılması gerektiği, aksi halde satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava açıldıktan sonra ve yargılama sırasında, davaya konu araç üzerindeki haczin davalı alacaklı vekilinin 26.8.2009 tarihli talebi üzerine, icra müdürlüğünün aynı tarihli işlemi ile kaldırıldığı takip dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Buna göre, yargılama sırasında mahcuz üzerindeki haciz kaldırılmış olduğundan, mahkemece, “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi ve davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yargılama giderlerinin, bu arada; alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise, onun üzerinden AAÜT.nin 11/4.maddesi uyarınca, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre nispi olarak hesaplanacak vekalet ücretinin yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine 1.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.