MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılar ..., ..., ... Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ileAli ve ...’un kendilerine ait şirket hisselerini davalılar Halil İbrahim ve ...’a sattıklarını, ...’un kendisine ait taşınmazı davalılar ...Ltd. Şti.ne, ...’un ise kendisine ait taşınmazı davalılar ...’ye sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep ederek Kütahya Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava davalıların yetki itirazlarının kabulü sonucu yetkisizlik kararı ile dosya Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
HUMK.nun 193/3 maddesi uyarınca yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren davacı tarafın mahkemeye başvurarak karşı tarafa yeniden tebligat yaptırması gerekir.Davacı taraf mahkemeye on gün içerisinde başvurmadığı takdirde aynı madde-
2010/3366
2010/10822
nin son fıkrasına göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Somut olayda davacı vekili yetkisizlik kararı kesinleşmeden 16.08.2001 tarihinde mahkemeye dilekçe ile başvurarak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemiş, ancak kararın 21.06.2006 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle dosya 23.06.2006 tarihinde yetkili mahkemeye gönderilmiş olduğu, gönderme masraflarının ise davacı tarafından yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dosyanın yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra yetkili mahkemeye süresinde gönderilmiş olması, gönderme masraflarının kimin tarafından karşılandığının önem arz etmemesi nedeniyle mahkemece davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy